FARKLI İMPLANT SİSTEMLERİNDE DENTAL İMPLANTLARIN ÇEVRESİNDEKİ MARJİNAL KEMİK KAYBININ RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

Gonca DESTE GÖKAY, Kevser KARAKAYA

Cumhuriyet Dental Journal - 2026;29(2):209-215

Department of Prosthodontics, Faculty of Dentistry, Bursa Uludağ University, Bursa, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, farklı dental implant sistemleri çevresindeki marjinal kemik kaybını değerlendirmek ve marjinal kemik kaybının hasta demografik özellikleri, dişsizlik durumu, implant konumu, yükleme zamanı ve protez tipi ile ilişkisini incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, 2014-2018 yılları arasında implant cerrahisi uygulanan 51 hasta ve 187 implant dahil edildi. Marjinal kemik kaybı, implant yerleştirilmesinden hemen sonra ve cerrahiden sonraki 1-2 yıl ile 2-4 yıl aralıklarında alınan panoramik radyografiler kullanılarak ölçüldü. Hastaların demografik özellikleri, dişsizlik tipi, implant lokalizasyonu, yükleme dönemleri ve augmentasyon varlığı kaydedildi. Marjinal kemik kaybı Kruskal-Wallis testi, ikili karşılaştırmalar ve t-testleri kullanılarak analiz edildi. Bulgular: 1-2 yıllık takip aralığında marjinal kemik kaybı; yaş, implant lokalizasyonu, dişsizlik durumu ve protez tipinden anlamlı düzeyde etkilendi. Kemik kaybı 70 yaş ve üzerindeki hastalarda daha fazla iken, en düşük kemik kaybı 50-59 yaş grubunda gözlendi. Maksilla ve mandibulanın molar bölgelerinde kemik kaybı en yüksek düzeyde saptanırken, anterior mandibular bölgede en düşük düzeyde saptandı. Tek diş eksikliği olan hastalarda, tam dişsiz hastalara kıyasla daha fazla marjinal kemik kaybı görüldü. Yükleme zamanı ve protez tipi ?? marjinal kemik kaybını etkiledi; erken yükleme ve overdenture protezler daha düşük kemik kaybı ile ilişkilendirildi. Augmentasyon işlemleri ise 2-4 yıllık takip aralığında daha fazla kemik kaybı ile ilişkili bulundu. Sonuçlar: Bu bulgular; hasta yaşı, implant konumu, dişsizlik durumu ve protez tipinin implantasyon sonrası 1-2 yıllık dönemde marjinal kemik kaybını etkileyen temel faktörler olduğunu göstermektedir. Augmentasyon işlemleri ise 2-4 yıllık dönemde kemik kaybı üzerinde belirgin bir etki göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, kemik kaybını azaltmak ve implant tedavi sonuçlarını optimize etmek için bu faktörlerin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır.