FARKLI STREPTOCOCCUS VE LACTOBACİLLUS SUŞLARINA KARŞI SENTETİK VE BİOMİMETİK AJANLARIN DOĞRUDAN VE TRANSDENTİNAL ANTİBAKTERİYEL ETKİNLİĞİ

Heba EL-DEEB, Maha OMRAN, Enas MOBARAK

European Oral Research - 2026;60(1):211-221

Conservative Dentistry Department, Faculty of Dentistry, Cairo University, 11 El-Saraya St, Manial, Cairo, 11553, Egypt

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, bazı sentetik ve biomimetik ajanların farklı karyojenik suşlara karşı doğrudan ve transdentinal antibakteriyel etkinliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Klorheksidin diglukonat (CHX) (pozitif kontrol), sodyum hipoklorit (NaOCl), sodyum florür (NaF), nisin, Biorepair, UltraDex ve distile su (negatif kontrol) dahil olmak üzere sentetik ve biomimetik ajanların; dört Streptococcus suşu (S): S. mutans, S. sobrinus, S. mitis ve S. sanguinis ile üç Lactobacillus suşuna (L): L. acidophilus, L. gasseri ve L. casei karşı antibakteriyel etkinliği, doğrudan ve transdentinal difüzyon testleri kullanılarak değerlendirildi. Transdentinal test için 0,2 mm kalınlığında insan dentin diskleri kullanıldı ve geçirgenlikleri modifiye edilmiş bir sıvı taşınım düzeneği kullanılarak standartlaştırıldı. Test edilen her bir ajan için her bir bakteriyel suşa karşı inhibisyon zonunu belirlemek amacıyla altı tekrar yapıldı. Veriler, genel doğrusal model kullanılarak yapılan çok değişkenli varyans analizi ile istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: CHX, tüm suşlara karşı en yüksek antibakteriyel aktiviteyi gösterdi. Nisin, özellikle S. mutans'a karşı olmak üzere orta düzeyde etkinlik sergiledi. NaOCl ve Biorepair benzer etki gösterdi (p=1,000); NaF ve UltraDex ise Streptococcus türlerine karşı en düşük etkinliği sergileyen ajanlar oldu. Biorepair, S. sanguinis ve L. acidophilus'a karşı belirgin transdentinal aktivite gösterdi. Sonuç: Klorheksidin, kavite dezenfeksiyonu için referans standart olma özelliğini sürdürmektedir. Nisin, test edilen suşlara karşı umut verici bir etkinlik göstermiştir. Biorepair, çürük yönetiminde başarıyla önerilebilir. S. mutans'ın belirgin direnci, onu antimikrobiyal girişimler için birincil hedef haline getirmektedir. Biyolojik bir bariyer olarak dentin, test edilen antibakteriyel ajanların etkinliğini azaltmakta olup, tedavi planlamasında dikkate alınmalıdır.