Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

FAZLA KİLOLU VE OBEZ BİREYLERDE KARDİYOVASKÜLER RİSK FAKTÖRLERİNİN KONTROLÜNDE DİYETİN ETKİNLİĞİ

Eda Türe, Ertan Mert

International Journal of Tokat Medical Sciences - 2026;18(1):34-44

Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Anabilim Dalı

 

Amaç : Bu çalışma, fazla kilolu ve obez bireylerde uygulanan standardize edilmiş, kişiye uyarlanmış diyet müdahalesinin kardiyovas küler risk faktörleri ve Framingham risk skoru ile hesaplanan 10 yıllık kardiyovasküler hastalık (KVH) riski ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçladı. Gereç ve Yöntem : Prospektif ve müdahale temelli olarak planlanan bu çalışma, Ocak -Ağustos 2013 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin aile hekimliği kliniğinde yürütüldü. Vücut kitle in deksi >=25 kg/m² olan 205 birey (178 kadın, 27 erkek) çalışmaya dahil edildi. Katılımcılara altı ay süreyle standardize edilmiş, kişiye uyarlanmış diyet programı uygulandı. Müdahale öncesi ve sonrasında vücut kitle indeksi , bel çevresi, kan basıncı, açlık k an şekeri, hemoglobin A1c, total kolesterol, LDL, HDL ve trigliserid düzeyleri değerlendirildi. On yıllık KVH riski Framingha m risk skoru ile hesaplandı. Diyet öncesi ve sonrası ölçümler paired -samples t testi ile karşılaştırıldı. Bulgular : Diyet müdahalesi sonrasında vücut kitle indeksi, bel çevresi, kan basıncı ile glisemik ve lipid parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı olmayan, ancak klinik açıdan olumlu kabul edilebilecek iyileşme eğilimleri gözlendi. Kadınlarda HbA1c >=6,5 oranı %25' ten %10'a, erkeklerde %50'den %40,9'a geriledi. Evre 1 hipertansiyon oranı kadınlarda %22,5'ten %7,3'e, erkeklerde %33,3'ten %11,1'e düştü. En belirgin ve istatistiksel olarak anlamlı bulgu, Framingham risk skorundaki azalmaydı (p<0,05). Sonuç : Standardize edilmiş, ki şiye uyarlanmış diyet müdahalesi, kardiyometabolik risk göstergelerinde olumlu değişim eğilimi ve Framingham risk skorunda anlamlı azalma ile ilişkili bulundu. Ancak kontrol grubunun bulunmaması, gözlenen değişikliklerin yalnızca müda haleye bağlanmasını sı nırlandırmaktadır. Bulgular, beslenme temelli yaklaşımların kardiyovasküler risk profilini iyileştirmede katkı sağlayabileceğ ini düşündürmektedir.