Nizamettin BOZBAY, Ayşe Ceren DUYMUŞ, Fahrettin DUYMUŞ, Feyza SAVAŞ, Aybike Tazegül PEKİN, Gökçen ÖRGÜL
Genel Tıp Dergisi - 2026;36(1):1-4
Amaç: Rutin obstetrik ultrasonografi sırasında aberan sağ subklavyen arter (ARSA) tanısı alan fetüslerin prenatal özelliklerinin, eşlik eden anomalilerinin ve postnatal sonuçlarının değerlendirilmesi. Yöntem: Retrospektif olarak tasarlanan çalışma, 2022-2025 yılları arasında üçüncü basamak bir perinatoloji kliniğinde ARSA tanısı alan 39 fetüsü kapsamaktadır. Prenatal ultrasonografi bulguları, genetik test sonuçları ve yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı, disfaji, solunum sistemi ile ilgili semptomlar ve cerrahi müdahale gereksinimi gibi olumsuz postnatal sonuçlar incelenmiştir. Bulgular: ARSA, olguların %64,1'inde izole bir bulgu olarak saptanırken, fetüslerin %35,9'unda ek anomaliler eşlik etmiştir. En sık görülen ek anomaliler; tek umbilikal arter (%28,6), intrakardiyak ekojenik odak (%21,4) ve polihidramniyozdur (%21,4). Olguların %28,2'sine amniyosentez uygulanmış olup, çoklu anomaliler saptanan bir fetüste trizomi 21 tespit edilmiştir. Tüm olguların %97,4'ü canlı doğumla sonuçlanmıştır. Postnatal olumsuz sonuçlar %12,8 oranında görülmüş ve olguların %15,4'ünde yenidoğan yoğun bakım gereksinimi doğmuştur. Olumsuz sonuç gözlenen olguların yalnızca biri izole ARSA iken, diğerlerinin tamamında ek prenatal anomaliler mevcuttur. Sonuç: Fetal hayatta tespit edilen izole ARSA olguları genellikle olumlu perinatal prognoz ile ilişkilidir ve eşlik eden sonografik anormallikler bulunmadığında, benign bir anatomik varyant veya "soft marker" olarak değerlendirilmelidir. Bununla birlikte, ek yapısal anomalilerin varlığı genetik ve postnatal olumsuz sonuç riskini anlamlı şekilde artırmakta olup, kapsamlı prenatal değerlendirme ve multidisipliner danışmanlığın önemini vurgulamaktadır.