TANJU KİSBET, MEHMET ALİ NAZLI, MELİS BAYKARA ULUSAN, ÖZGÜR KILIÇKESMEZ
Comprehensive Medicine - 2025;17(3):181-186
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmada memenin fibroepitelyal lezyonlarının malign meme kitlelerinden ayrımında MRG parametrelerinin tanıya katkısını araştırmayı hedefledik. YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmamıza İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine 2016-2017 yılları arasında Radyoloji Kliniği Meme Polikliniğine başvuran hastalardan, fibroepitelyal lezyon tanı ve takipli 100 hasta ve meme kanseri tanısı alan 100 hasta, iki grup halinde toplam olarak 200 hasta olarak dahil edildi. Fibroepitelyal lezyon nedeniyle takipli 30 hasta histopatolojik tanısı olmaması nedeniyle, malign grupta ise 30 hasta net sınır gösteren kitle morfolojisi göstermemesi nedeniyle çalışma dışı tutuldu. Bu hastalardan her iki grupta da 70’er hasta ile çalışma grupları oluşturuldu. MR incelemeler Kliniğimizde var olan 1,5 Tesla MRG cihazında (GE Healthcare Signa HDi 1.5T) meme sarmalı ile pron pozisyonda dinamik kontrastlı meme MRG tetkiki yapılmıştır. Tüm incelemelerde aksiyel T1AG, aksiyel T2AG, sagital T2AG, DAG ve dinamik kontrastlı görüntüler alındı. DAG’ler b=0 ve b=850 değerleri kullanılarak elde edildi. Dinamik incelemelerde kontrastsız alınan görüntüleri izleyen, 0,1 mmol/kg kontrast madde (gadolinium preparatı) saniyede 3 ml hızla enjekte edildi. Aynı bölgeye yönelik art arda altı adet fazik seri görüntü elde edildi. BULGULAR: Çalışmamızda her iki grupta da 70’ er hasta ile çalışma grupları oluşturuldu. Çalışmamızda fibroepitelyal lezyonların, malign gruba göre anlamlı olarak daha genç yaşta, daha küçük boyutlarda, oval düzgün konturlu şekilde, daha yüksek ADC değeri, daha geç fazlarda kitle pik kontrast değerine ulaşma ve Tip 1 eğri paterni gösterdiğini saptadık. TARTIŞMA ve SONUÇ: Sonuç olarak dinamik meme MRG malignite şüphesi olan kitlelerin benign fibroepitelyal lezyonların ayrımında tanıya katkı sağlamaktadır.