Büşra KAYGUSUZ, Sedef ERSOY
İstanbul Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Dergisi - 2025;10(30):8-11
Özet: Bu çalışma, fiziksel tıp ve rehabilitasyon hastanesine bağlı palyatif bakım servisinde izlenen 69 inme hastasının demografik, klinik ve biyokimyasal özelliklerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya Eylül 2024-Nisan 2025 tarihleri arasında İstanbul Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Servisi'nde izlenen 69 hemorajik ve iskemik inme hastası dahil edilmiştir. Çalışmada yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), meslek ve medeni durum gibi demografik veriler kaydedilmiştir. Hastalık etiyolojisi, beslenme durumu ve polifarmasi varlığı belirlenmiştir. B12 ve 25-OH vitamin D düzeyleri değerlendirilmiş; fonksiyonel durum Modifiye Rankin Skoru (mRS) ve Holden Fonksiyonel Ambulasyon Skalası (FAS) ile ölçülmüştür. Katılımcıların yaş ortalaması 66,6 yıl olarak saptanmıştır. Rankin skoru dağılımına göre olguların %69,6'sı en yüksek bağımlılık düzeyini (skor 5) alırken, Holden FAS skorlarının %76,8'inin en düşük fonksiyonel ambulasyon düzeyinde olması yürüme becerilerinin ciddi ölçüde kısıtlı olduğunu göstermektedir. Katılımcıların %85,5'inde polifarmasi mevcut olup, %44,9'unun oral, %42'sinin PEG ve %13'ünün NG sonda yoluyla beslendiği belirlenmiştir. İnme etyolojisi açısından olguların %56,5'inin iskemik, %43,5'inin hemorajik inme geçirdiği tespit edilmiştir. Beslenme gruplarına göre değerlendirildiğinde 25-OH vitamin D düzeyi (p=0,028) ve mRS (p=0,011) bakımından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmış; B12 vitamini (p=0,063) ve VKİ (p=0,072) düzeyleri açısından ise anlamlılık sınırında farklılıklar izlenmiştir. Elde edilen bulgular, bir fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesine ait palyatif bakım servisinde takip edilen inme geçirmiş hastaların özelliklerini göstermektedir. Ayrıca inme sonrası fonksiyonel durumun bireylerin beslenme şekli ve biyokimyasal parametreleriyle ilişkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle vitamin D düzeylerinde beslenme şekline göre anlamlı farklılık bulunması, enteral beslenmenin biyokimyasal durum üzerindeki etkisini düşündürmektedir.