Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

FİZİKSEL AKTİVİTE VE EGZERSİZİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER: GASTROENTEROLOGLARIN İLAÇ DIŞI TEDAVİ SEÇENEKLERİNE İLIŞKİN İNANÇ, TUTUM VE BİLGİLERİ

Birgül Fatma KUMBAROĞLU, Tülin DÜGER, Pınar ÖZDEMİR, Yasemin Hatice BALABAN

Türk Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Dergisi - 2025;36(3):274-285

Sivas Cumhuriyet University Faculty of Health Sciences, Department of Physiotherapy and Rehabilitation, Sivas, Türkiye

 

Amaç: Fiziksel inaktivite, dünya çapında ortak çaba gerektiren bir salgın olarak kabul edilmektedir ve gastroenterolojik hastalıklar ile Fiziksel Aktivite (FA) seviyesi arasında anlamlı bir ilişki vardır. Bu çalışmanın amacı gastroenterologların (GE) FA ve egzersiz hakkındaki inanç, tutum ve bilgi düzeylerini belirlemektir. Yöntem: Araştırmacılar tarafından bir anket geliştirildi ve yorumlamayı kolaylaştırmak ve yapı geçerliliğini test etmek için Açıklayıcı Faktör Analizi yapıldı. GE'lerin olumlu ve olumsuz algılarını ortaya çıkarmak için Gizli Sınıf Analizi uygulandı. Bulgular: Yüz kırk üç GE'nin %30'u asistan, %29'u klinisyen ve %41'i akademisyendi. Başlangıta GE'lerin %78'i FA ve egzersiz hakkında yeterli düzeyde bilgili olduğunu söyledi; kısa bir bilgilendirme metni verildikten sonra, bu oran %93'e yükseldi. GE'lerin %76'sı komorbiditesi olan hastalara egzersiz reçete etmenin zor olduğuna; %46'sı FA ve egzersizin hastalarda etkili olduğuna; %24'ü ise egzersizin gereksiz veya zararlı olduğuna inanıyordu. GE'ler hastaların %81'ini fizyoterapist veya diyetisyenlerle konsülte ettiğini, %88'inde ise diyet veya egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklğini sağlamada başarılı olduğunu belirtti. Hastaların fizyoterapistlere veya diyetisyenlere yönlendirilme sıklığı arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlıydı (sırasıyla %36 ve %76; p<0,001). Sonuç: Bu çalışma, GE'lerin yaşam tarzı değişiklikleri konusundaki bilgi eksikliklerinin farkında olduklarını ve özellikle komorbiditesi olan hastalar için fizyoterapistlere danışmaya istekli olduklarını, ancak diyetisyenlerle daha fazla işbirliği yaptıklarını ortaya koymaktadır. FA ve egzersizin etkinliğine yönelik eğitim seminerleri, multidisipliner iş birliğini artırabilir ve genel sağlık hizmeti kalitesini iyileştirebilir.