FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ASİSTAN HEKİMLERİNDE FİBROMİYALJİ SENDROMU PREVALANSI VE KLİNİK DEĞİŞKENLERLE İLİŞKİSİ

Eser KALAOĞLU, Burak KAYA, Rozerin Dicle TOZ

İstanbul Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Dergisi - 2026;11(31):23-29

İstanbul Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, İstanbul/Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR) asistan hekimlerinde fibromiyalji sendromu (FMS) prevalansını belirlemek, hastalık şiddeti ile uyku kalitesi, yorgunluk, ağrı ve psikolojik durum arasındaki ilişkileri incelemektir. Yöntem: Bu araştırmaya İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana bilim dalında aktif olarak görev yapan 84 asistan hekim dahil edildi. FMS tanısı için 2016 Amerikan Romatizma Cemiyeti (ACR) kriterleri kullanıldı. Hastalık şiddeti Fibromiyalji Etki Anketi (FEA) ile; uyku kalitesi Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ); yorgunluk düzeyi Yorgunluk Şiddet Ölçeği (YŞÖ); ağrı yoğunluğu Vizüel Analog Skala (VAS) ve duygudurum Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADÖ) ile değerlendirildi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 27,95+/-1,93 olup, %58,3'u (n=49) kadındı. Yapılan değerlendirmede FMS prevalansı %9,5 (n=8) olarak saptandı. Katılımcıların %35,7'sinde klinik olarak "kötü uyku kalitesi" mevcuttu . FEA skorları ile PUKİ (r=0.535, p<0.001), VAS (r=0.513, p<0.001) ve YŞÖ (r=0.510, p<0.001) skorları arasında anlamlı pozitif korelasyon gözlendi. Ayrıca FEA ile HADÖ anksiyete (r=0.458, p<0.001) ve HADÖ depresyon (r=0.343, p=0.001) skorları arasında da istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon izlendi. Asistanlık süresi ve yıllık nöbet sayısı ile FMS şiddeti arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Bu çalışma, FTR asistan hekimlerinin FMS ile ilişkili semptomlar açısından duyarlı bir popülasyon olabileceğini ve bu semptomların özellikle uyku kalitesi ile psikolojik faktörlerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Asistan hekimlerin çalışma düzeninin, uyku ve ruhsal iyilik halini destekleyecek biçimde düzenlenmesi ve erken dönemde farkındalık oluşturulması, mesleki sürdürülebilirlik ve hasta bakım kalitesi açısından önem taşımaktadır.