Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

FLOROKİNOLONLAR

DEMET KAYA, ŞÜKRÜ ÖKSÜZ, İDRİS ŞAHİN

Düzce Tıp Fakültesi Dergisi - 2001;3(1):56-63

AİBÜ Düzce Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Ve Klinik Mikrobiyoloji AD

 

Florokinolonların 1980'lerin sonlarından itibaren kullanılmaya başlanması ile ciddi enfeksiyonların oral yolla tedavisi mümkün olmuş, son yıllarda lisans alan grepafloksasin, levofloksasin, sparfloksasin ve trovafloksasin gibi kinolonlar günde bir kere uygulanabilmeleri nedeniyle tedavide daha büyük kolaylıklar sağlamışlardır. En eski kinolon antibiyotiklerden olan siprofloksasin Pseudomonas aeruginosa'ya karşı en etkili kinolondur. Yeni jenerasyon kinolonlar, Streptococcus pneumoniae, atipik pnömoni etkeni olan patojenler ve Gram pozitif koklara karşı arttırılmış aktiviteleri ile toplumsal kaynaklı pnömonilerde kullanılabilirler. Trovafloksasin anaerobik bakterilere karşı etkisi ile florokinolonlonlar arasında alternatifsiz olup, pelvik inflamatuar hastalık, yumuşak doku enfeksiyonları ve intraabdominal enfeksiyonlar gibi polimikrobiyal enfeksiyonların tekli ilaç tedavisinde kullanılmaktadır. Etkisi, güvenirliği ve geniş antibakteriyal spektrumu ile florokinolonlar bir çok enfeksiyon hastalığının tedavisinde cazip bir seçenek haline gelmiştir. Ancak bu antimikrobiyallerin yaygın kullanımı nedeniyle bakteriyel direnç gelişiminin hızlanması söz konusu olmaktadır.