Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

FOURNİER GANGRENİNDE MORTALİTE ÖNGÖRÜSÜNDE FGSI VE HALP SKORLARININ KARŞILAŞTIRILMASI: RETROSPEKTİF BİR ANALİZ

Deniz KÜTÜK, Mehmet Hanifi ÇANAKCI, Gürkan DEĞİRMENCİOĞLU, Serkan DEMİR, Eda Gül DOĞAN

Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(3):279-284

Department of General Surgery, Etlik State Hospital, Ankara

 

AMAÇ: Bu çalışma, Fournier gangreni tanısı almış hastalarda hastane içi mortaliteyi öngörmede Fournier's Gangrene Severity Index (FGSI) ile hemoglobin-albümin-lenfosit-trombosit (HALP) skorunun prognostik performansını karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Fournier gangreni, yaşamı tehdit eden ve hızlı ilerleyen bir yumuşak doku enfeksiyonu olmaya devam ettiğinden, erken risk sınıflandırması hasta sonuçlarını iyileştirmek açısından kritik öneme sahiptir. Pratik skorlama sistemlerinin doğrulanması, zamanında klinik karar alma ve kaynak yönetimini destekleyebilir. GEREÇ VE YÖNTEM: Aralık 2022 ile Haziran 2025 tarihleri arasında bir üçüncü basamak sağlık merkezinde Fournier gangreni nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 52 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Demografik, laboratuvar ve klinik veriler toplanarak, her hasta için FGSI ve HALP skorları başvuru anında hesaplandı. Hastane içi mortaliteyi öngörme açısından her iki skorun prediktif değeri ROC eğrisi analizi ve çok değişkenli lojistik regresyon ile değerlendirildi. BULGULAR: Ortalama FGSI skoru 5.1+/-2.2, HALP skoru ise 134.6+/-100.2 olarak saptandı. FGSI, hastane içi mortalite için kabul edilebilir düzeyde ayırt edicilik gösterdi (AUC=0.7639; eşik değer=5.0; duyarlılık=%72.7; özgüllük=%67.7). HALP skoru ise zayıf prediktif yetenek sergiledi (AUC=0.4018). Çok değişkenli analizde, FGSI istatistiksel olarak anlamlı ve bağımsız bir prediktör olarak belirlendi (p=0.0146); HALP skoru ise anlamlı bulunmadı (p=0.9474). SONUÇ: FGSI, Fournier gangreni hastalarında güvenilir ve bağımsız bir prognostik araç olarak öne çıkmaktadır. HALP skoru ise ek bir öngörü değeri sağlamamaktadır. Erken risk değerlendirmesinde FGSI'ye öncelik verilmesi, hasta yönetim stratejilerinin yönlendirilmesi açısından önem arz etmektedir.