FRAKSİN, AKUT MEZENTER İSKEMİSİNİN FARMAKOLOJİK TEDAVİSİNDE UMUT VEREN MOLEKÜL: DENEYSEL BİR ÇALIŞMA

İsmail AYDIN, Furkan Ali UYGUR, Ömer EMECEN, Demet ŞENGÜL

Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(4):413-419

Department of General Surgery, Giresun University Faculty of Medicine, Giresun-Türkiye

 

AMAÇ: Akut mezenter iskemi (AMI), ince bağırsağa kan akışının ani kesilmesi sonucu oluşan, bağırsak nekrozu ve karın ağrısının nadir nedenlerinden biridir. Tanı ve tedavideki gecikme mortalitede ciddi artışlara neden olmaktadır. Bu çalışmada, antienflamatuvar ve antioksidan etkileri olduğu bilinen fraksin'in bağırsak iskemi-repurfüzyon hasarı üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlandı.GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma, sağlıklı erkek Wistar Albino sıçanlar kullanılarak kontrollü deneysel tasarımda gerçekleştirildi. Sıçanlar dört gruba ayrıldı: Sham grubu (SMA izole edilmiş ancak kapatılmamış), Kontrol grubu (SMA izole edilmiş ve I-R ile indüklenmiş), 10 mg/kg fraksin grubu ve 50 mg/kg fraksin grubu (reperfüzyondan önce fraksin uygulandı). Toplam antioksidan kapasite (TAS), toplam oksidan durum (TOS), süperoksit dismutaz (SOD), glutatyon peroksidaz (GPx) ve katalaz (CAT) aktiviteleri değerlendirildi. Histopatolojik incelemeler ve enflamatuvar belirteçler (TNF-alpha, IL-6 ve MPO) da analiz edildi.BULGULAR: Sham grubunda SOD aktivitesi 135.2+/-10.5 U/mg protein, GPx aktivitesi 65.3+/-4.7 U/mg protein ve CAT aktivitesi 85.1+/-5.8 U/mg protein olarak belirlendi. Kontrol grubunda ise bu değerler sırasıyla 95.4+/-7.9, 45.7+/-3.6 ve 60.3+/-4.2 U/mg protein olarak belirlendi. 10 mg/kg fraksin grubunda SOD 115.6+/-8.4, GPx 55.8+/-4.2 ve CAT 75.6+/-5.5 U/mg protein; 50 mg/kg fraksin grubunda SOD 130.8+/-9.7, GPx 60.2+/-4.8 ve CAT 90.4+/-6.3 U/mg protein. Fraksin uygulanan gruplarda TNF-alpha, IL-6 ve MPO düzeylerinde anlamlı düşüşler gözlendi (p<0.05).SONUÇ: Fraksin'in mezenterik iskemi-repurfüzyon hasarında dokuları koruması, inflamasyonu ve oksidatif stresi azaltarak antioksidan göstergeleri güçlendirmesi nedeniyle bu hastalığın farmakolojik tedavisinde potansiyel bir ajan olarak kullanılabileceğinin akılda tutulması gerektiğini düşünüyoruz.