Yavuz Emre PARLAR, Mehmet COŞKUN
Hitit Medical Journal - 2026;8(2):329-337
Amaç : Gaitada gizli kan testi (GGK) pozitif olan hastalarda, özellikle kolonoskopi bulgularının normal olduğu durumlarda, üst gastrointestinal endoskopinin (ÜGİE) rolü tartışmalıdır. Bu çalışmanın amacı, GGK pozitif hastalarda ÜGİE'nin tanısal verimini ve endo skopik -histopatolojik bulgularını değerlendirmek ve klinik olarak anlamlı üst gastrointestinal lezyonlarla ilişkili klinik faktörleri belirlemektir. Gereç ve Yöntem : Bu retrospektif çalışmaya, Ocak 2018 ile Aralık 2024 tarihleri arasında GGK pozitifliği saptanan ve hem kolonoskopi hem de ÜGİE uygulanmış 18 yaş ve üzeri erişkin hastalar dahil edilmiştir. Demografik özellikler, laboratuvar parametreleri, ilaç kullanımı , endoskopik bulgular ve histopatolojik veriler kaydedilmiştir. Klinik olarak anlamlı lezyonlar; uluslararası endoskopi kılavuzları ve önceki geniş gözlemsel çalışmalar doğrultusunda peptik ülserler, Los Angeles evre B ve üzeri eroziv özofaj it, kanama bulguları, neoplazi veya yüksek dereceli displazi olarak tanımlanmıştır. Anlamlı lezyonların prediktörleri, LASSO seçimi kullanılarak çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular : Toplam 642 hasta (ortalama yaş 61,4 +/- 13,7 yıl; %54,8 erkek) çalışmaya dahil edilmiştir. Klinik olarak anlamlı üst gastrointestinal lezyonlar 138 hastada (%21,5) saptanmıştır. En sık görülen anlamlı bulgular; gastrik ülser (61 hasta, %9,5), duodenal ülse r (30 hasta, %4,7) ve Los Angeles evre B ve üzeri eroziv özofajit (25 hasta, %3,9) olmuştur. Demir eksikliği anemisi (düzeltilmiş OR 2,11; %95 GA 1,33 -3,35) ile nonsteroid antiinflamatuvar ilaç ve/veya antikoagülan kullanımı (OR 1,78; %95 GA 1,09 -2,94), klinik olarak anlamlı lezyonlarla bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur. Sonuç : GGK pozitif olan tüm hastalarda rutin ÜGİE uygulanması gerekli olmayabilir; risk faktörlerine dayalı seçici bir yaklaşımın daha etkili ve klinik açıdan uygun olduğu görülmektedir.