Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GASTROİNTESTİNAL ANJİYODİSPLAZİLİ HASTALARDA KANAMAYI ETKİLEYEN KLİNİK ÖZELLİKLER VE RİSK FAKTÖRLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

BERRİN YALINBAS KAYA, HAYRETTİN DIZEN, ISMAİL YENILMEZ

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2022;55(2):120-124

University of Health Sciences, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Training and Research Hospital, Department of Emergency Medicine, Ankara, Turkey

 

AMAÇ: Bu çalışma, anjiyodisplazili hastalarda kanamayı etkileyen klinik özellikleri ve risk faktörlerini değerlendirmeyi amaçlamıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu retrospektif çalışma Ocak 2016 ile Aralık 2019 tarihleri arasında yapılmış olup, iki kurumda herhangi bir nedenle endoskopi/kolonoskopi tetkiki yapılan hastalar dahil edilmiştir. Anjiyodisplazili hastalar kanama durumlarına göre iki gruba ayrılarak klinik özellikleri ve kanamayı etkileyen risk faktörleri incelendi. BULGULAR: Endoskopi ve kolonoskopi yapılan 44 (%2,02) hastada anjiyodisplazi tespit edildi. Anjiyodisplazili hastaların %25’inde (n=11) kanama tespit edildi. Kanamalı anjiyodisplazi hastalarında antikoagülan kullanım sıklığı (p=0,016) ve kalp hastalığı sıklığı (p=0,008) daha yüksekti. Kanamalı anjiyodisplazi hastalarında hemoglobin (p=0,001), hematokrit (p < 0,001), trombosit düzeyleri (p=0,009) ve toplam demir bağlama kapasitesi (p=0,036) anlamlı olarak daha düşük bulundu. Antikoagülan kullanan hastaların, kullanmayanlara göre 12.917 kat daha yüksek kanama riskine sahip olduğu bulundu (OR:12,917, %95 GA: 2,014-82,830, p=0,007). Kanama yaş (p=0,196), cinsiyet (p=0,326), lezyon sayısı (p=0,063), mide lezyonu (p=0,880), duodenum lezyonu (p=0,472), kolon lezyonu (p=0,947), lezyon boyutu (p=0,789), nonsteroid antiinflamatuar ilaç kullanımı (p=0,631), hipertansiyon (p=0,163), siroz (p=0,179), koroner arter hastalığı (p=0,448) ve kalp hastalıkları (p=0.207) ile ilişkili değildi. SONUÇ: Antikoagülan kullanımı gastrointestinal anjiyodisplazili hastalarda kanama riskini artırmaktadır. Gastrointestinal anjiyodisplazili hastalarda kanamayı etkileyen risk faktörlerinin kapsamlı prospektif çalışmalarla değerlendirilmesi gerekmektedir.