GASTROİNTESTİNAL SEMPTOM DERECELENDİRME ÖLÇEĞİ NİN HELİCOBACTER PYLORİ ENFEKSİYONUNDAKİ TANISAL DEĞERİ

Harun BAYRAM, Adem ASLAN, Mahmut Baran YERLİKAYA

Cukurova Medical Journal - 2026;51(2):648-657

Ağrı İbrahim Çeçen University, Ağrı, Türkiye

 

Amaç: Helicobacter pylor i enfeksiyonunun klinik olarak tanınması güçtür; çünkü enfekte bireylerin çoğu asempomatiktir ve semptomatik hastalar sıklıkla özgül olmayan şikayetlerle başvurur. Bu çalışma, doğrulanmış bir semptom değerlendirme aracı olan Gastrointestinal Semptom Derec elendirme Ölçeği (GS DÖ)'nin, üst gastrointestinal endoskopi uygulanan hastalarda H. pylori enfeksiyonunu öngörüp öngöremeyeceğini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Tanısal üst gastrointestinal endoskopi için yönlendirilen 340 erişkin hasta, iş lem öncesinde Türkçe geçerliliği yapılmış GS DÖ'yü doldurdu. Gastrik biyopsilerin histopatolojik incelemesi, Helicobacter pylori enfeksiyonu için referans standart olarak kabul edildi. GSDÖ toplam ve alt ölçek skorları, H. pylori pozitif (n=148) ve negatif (n=192) gruplar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: GSDÖ toplam skorları H. pylori pozitif ve negatif hastalar arasında benzerdi (41.39 +/- 13.87 vs 43.68 +/- 14.34). ROC analizi, ölçeğin tanısal değer göstermediğini ortaya koydu ( AUC 0.471, %95 GA 0.409-0.532). Kabızlık skorları H. pylori negatif grubunda daha yüksekti ve kabızlık alt ölçeği ters ayırt edicilik gösterdi (AUC 0.410, %95 GA 0.349- 0.470). Yaş, H. pylori negatifliğinin tek bağımsız öngördürücüsüydü (OR 1.035/yıl, %95 G A 1.019-1.052). Sonuç: GSRS, H. pylori enfeksiyonunu öngörmede ayırt edici değere sahip değildir. Semptom şiddeti, ister genel ister belirli alanlara göre değerlendirilsin, altta yatan enfeksiyonun güvenilir bir göstergesi değildir. Bu bulgular, objektif t anısal testlerin gerekliliğini vurgulamakta ve H. pylori taramasında semptoma dayalı algoritmalar konusunda dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir.