Abdurrahim UYANIK, Özlem SEYMEN, Gülçin DEMIRDIL
Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi - 2026;42(2):322-334
Amaç: Gebelikte cinsellik, sosyokültürel, dini ve psikolojik faktörlerden etkilenen çok boyutlu bir olgudur ve sıklıkla tabu olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma, gebelerin cinsellik algılarını metaforlar aracılığıyla inceleyerek bu alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı amaçlamaktadır. Yöntem: Nitel Araştırma yöntemlerinden vaka çalışması deseni kullanılmıştır. Ocak- Mayıs 2024 tarihleri arasında, Türkiye'de bir ilçede yaşayan, 19 yaş ve üzeri 48 gebe ile derinlemesine yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. "Gebelik sırasında cinsellik ... benzer, çünkü..." ifadesi, hamile kadınların gebelik sırasındaki cinsellikle ilgili geliştirdikleri metaforları belirlemek amacıyla dahil edilmiştir. Görüşmeler yaklaşık 30 dakika sürmüş, katılımcı onayı ile ses kaydı alınmış ve veri bütünlüğü ile gizliliği sağlamak için kelimesi kelimesine transkripte edilmiştir. Amaçlı örnekleme uygulanmış ve veri doygunluğuna ulaşılana kadar devam edilmiştir. Tematik analiz yöntemiyle veriler değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcılar toplam 54 metafor üretmiş ve bunlar sekiz tema altında sınıflandırılmıştır: (1) cinsellik yasak bir eylem olarak, (2) birden çok ve çelişkili metafor kullanımı, (3) olumsuz deneyimlere tepki olarak cinsellik, (4) sevgi ve bağlanmanın normal bir ifadesi olarak cinsellik, (5) gözetlendiği hissine kapılan gebeler, (6) tamamen olumsuz bir deneyim olarak cinsellik, (7) haz kaynağı olarak cinsellik ve (8) sorumluluk ve yükümlülük. Bu metaforların çoğu dini, kültürel ve psikolojik etkilerle şekillenmiştir. Sonuç: Bu çalışma, metaforların hamile kadınların karmaşık ve kültürel temelli cinsellik algılarını aydınlatmada etkili bir nitel yaklaşım oluşturduğunu göstermektedir. Belirlenen temalar ve metaforlar, dini, kültürel ve psikolojik faktörler tarafından şekillendirilen hamilelik dönemindeki cinselliğin çok yönlü doğasını vurgulamaktadır. Bu bulgular, kültürel açıdan duyarlı, cinselliğe odaklı doğum öncesi bakımın ve çeşitli sosyokültürel bağlamlarda daha fazla araştırmanın gerekliliğini vurgulamaktadır.