MERAL KURT DURMUŞ, BESEY ÖREN
Sağlık Profesyonelleri Araştırma Dergisi - 2022;4(2):88-94
Amaç: Araştırma gebelerin sağlık okuryazarlığı düzeylerini belirleyerek sağlık okur yazarlığının demografik veriler bakımından farklarını incelemek amacı ile yapıldı. Gereç-Yöntem: Araştırma 2019 Ocak-Mart ayları arasında tanımlayıcı ve kesitsel olarak İstanbul’daki bir eğitim ve araştırma hastanesinde gebe polikliniğine başvuruda bulunan gebeler arasından çalışmaya katılmaya onay veren 286 gebe ile yapıldı. Verileri toplama araçları; Kişisel Bilgi Formu ve Halk Sağlığı Okuryazarlık Ölçeği kullanıldı. Veriler SPSS 13.0 paket programında analiz edildi. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler frekans dağılımları, ortalama ki kare ve t testi kullanıldı. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışma grubunun yaş ortalaması 28,60±6,33 olup, %54,2’si ilkokul mezunu olduğu, %4,2’si okuryazar değildi. Halk sağlığı okuryazarlık ölçeğinde 17 puan üzerinden soru bazlı alınan, ortalama puan 14,37±2,3 olarak bulundu Demografik özellikler ile kullanılan ölçekten alınan toplam puanlar incelendiğinde; eğitim durumunun puanları arttırdığı, çalışanların ve çekirdek aileye sahip olan gebelerin geniş ailelere oranla sağlık okuryazarlık puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi. (p=0,002, p=0,004) Ölçekte toplam puan üzerinden madde bazlı alınan, ortalama puan 14,37±2,3 olarak bulundu. Yaptığımız araştırmada akılcı ilaç kullanımı, cinsellik ve zararlı davranışlar hakkındaki ifadelere verilen doğru cevap oranlarının daha az olduğu görüldü. Sonuç: Eğitim düzeyi arttıkça gebelerin sağlık okuryazarlığı artmaktadır. Cinsellik, akılcı ilaç kullanımı, zararlı davranışlar ile ilgili gebelerin sağlık okuryazarlığı yetersizdir. Kadınlar eğitim anlamında desteklenmeli, gebelere yönelik sağlık hizmetleri ve eğitimler planlanırken sağlık okuryazarlığı düzeyleri göz önünde bulundurulmalı ve özellikle eğitimlerde bu konulara öncelikle yer verilmelidir.