Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GEBELİĞİN P DALGA DİSPERSİYONUNA ETKİSİ

ŞEYDA YAVUZKIR, YILMAZ ÖZBAY

Türk Girişimsel Kardiyoloji Dergisi - 2014;18(2):47-49

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, ELAZIĞ

 

Gebelik aritmi sıklığı ve şiddetini arttırmaktadır. Bu durumun nedeni tam olarak açıklanmasa da plazma volüm artışı, artmış sempatik aktivite ve hormonal değişimler sorumlu tutulmaktadır. Östrojenin uterus kasında uyarılabilirliği arttırdığı iyi bilinmektedir. Buna benzer bir etkiyi östrojen miyokarda da alfa adrenerjik reseptör sayısını arttırarak oluşturabilir. Elektrokardiyogramda (EKG) de P dalga dispersiyonunun (PDD) farklı hasta gruplarında atriyal fibrilasyon gelişme riskini öngörmede değerli bir parametre olduğu daha önceki çalışmalarda gösterilmiştir. Bu parametrenin temelinde atriyal miyokard iletimindeki heterojenitenin yüzey EKG’sinde P dalgasında farklılıklara neden olması yatmaktadır. Gebeliğin PDD üzerine etkisi tam belli değildir. Bu çalışmanın amacı bilinen kalp hastalığı olmayan olgularda, gebeliğin P dalga süreleri ve P dalga dispersiyonu üzerine etkisi araştırıldı. Çalışmaya, 70 gebe bayan (yaş ortalaması 27±3,5 yıl ) ve 70 gebe olmayan (yaş ortalaması 27±3,5 yıl) olgu alındı. Tüm olguların 12 kanallı EKG kayıtları alındı. Tüm derivasyonlarda P dalgası süreleri ölçüldü. En uzun P dalgası Pmax, en kısa P dalgası Pmin kabul edildi. P dalga dispersiyonu ise en uzun P dalgasından en kısa P dalgası çıkartılarak hesaplandı. Gebe olguların minimal P dalga süresi, 64±11 msn; maksimal P dalga süresi, 106±15 msn, P dalga dispersiyonu 42±4 msn olarak hesaplandı. Kontrol gruplarının minimal P dalga süresi, 72±12 msn; maksimal P dalga süresi, 110±13 msn, P dalga dispersiyonu 38±1 msn olarak hesaplandı. Gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. Sonuç olarak, gebeliğin PD dispersiyonu üzerine belirgin etkisinin olmadığı görüldü.