FİLİZ BOLAT, TUBA CANPOLAT, EBRU TARIM
Türk Patoloji Dergisi - 2012;28(1):56-60
Amaç: Ektopik desidual reaksiyon (desiduozis), over ve serviks yanı sıra, gebelikte sezaryan sırasında laporatomide nadiren peritonda da görülebilir. Bu çalışmada sezaryan sırasında peritonda insidental olarak saptanan ektopik desidua olgularının klinik, histopatolojik, immünohistokimyasal özelliklerinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Adana Uygulama ve Araştırma Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı’nda, gebelik sırasında alınan peritoneal biyopsilerde desidualizasyon saptanan yedi olgu dahil edildi. Bu olgulara ait klinik bulgular hasta dosyalarından elde edildi. Morfolojik bulgular kaydedildi ve periton biyopsilerine immünohistokimyasal inceleme ile keratin Pan Ab-1, kalretinin, vimentin, HMB-45 ve progesteron reseptör antikoru uygulandı. Bulgular: Yedi olgunun yaş ortalaması 36±4.16’dır. Hastalar 33-39 (ortalama 37.2 hafta) gebelik haftasındaydı. Mikroskopik incelemede olguların tümünde peritonda mezotel altında çoğunlukla küçük nodüller oluşturan, büyük poligonal eozinofilik, bir kısmı vakuole sitoplazmalı, desidualize hücreler izlendi. İmmünohistokimyasal incelemede, desidual hücrelerde vimentin ile hücre sitoplazmalarında ve progesteron reseptörü antikoru ile de hücre nükleusunda pozitif boyanma saptandı. Kalretinin, keratin ve HMB-45 boyaları negatif bulundu. Sonuç: Gebelik ile ilişkili peritoneal desiduozis, gebelikteki progesteron hormonunun etkisiyle oluşur. Gebelik sonrası dönemde komplikasyon olmadan kaybolur. Özellikle malign mezotelyoma ve metastatik tümor ayrımında, sorun yaşanan olgularda peritoneal desiduozisin ayırıcı tanısında immunohistokimya yardımcı olabilir.