Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GEBELİKTE D VİTAMİNİ GEREKSİNİMİ VE DESTEKLENMESİ

AYLA AÇIKGÖZ, TÜRKAN GÜNAY, REYHAN UÇKU

TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni - 2013;12(5):597-608

 

D vitamini yağda eriyen bir vitamindir. D vitamini vücutta D3 vitamini (kolekalsiferol) ve D2 vitamini (ergokalsiferol) olmak üzere iki şekilde bulunmaktadır. Deri ultraviyole ışınlarıyla karşılaştığında derideki 7-dehidrokolesterolden D3 vitamini üretilmektedir. D2 vitamini yalnızca besinlerden sağlanmaktadır. Gereken D vitamininin yaklaşık %90’ı güneş ışınından, %10’u ise besinlerden karşılanır. D vitamini durumu dolaşımdaki 25-hydroksivitamin D [25(OH)D] düzeyleriyle ölçülür. 25(OH)D düzeyi 20 ng/ml’nin altında ise D vitamini eksikliği, 21-29 ng/ml ise D vitamini yetersizliği olarak kabul edilir. D vitamini eksikliği önemli bir halk sağlığı sorunudur. Uzun süreli D vitamini eksikliği çocuklarda raşitizme, erişkinlerde osteomalaziye neden olur. Ayrıca D vitamini eksikliği kanser, otoimmün ve enfeksiyöz hastalıklar, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik ve dejeneratif hastalıklarla ilişkilidir. Türkiye’de D vitamini eksikliği sıklığı çalışmalarda %46 ile %80 arasında değişmektedir. Türkiye’deki D vitamini eksikliğinin yüksek olmasının nedeni yaşam tarzı, besinsel ve çevresel etkenlerdir. Gebelikte D vitamini eksikliği ya da yetersizliği hem annenin hem de bebeğin sağlığını etkiler. Gebelik sırasında plasenta, fetus ve anne sağlığını desteklemek için D vitamini gereksinimi karşılanmalıdır. Gebelerde D vitamini durumu güneşle karşılaşma, diyetle alımın sağlanması ve ek olarak D vitamini alınmasıyla iyileştirilebilir.