Gülçin NACAR, Fatma KESKİN TÖRE, Ceylan GÜZEL İNAL
Anatolian Journal of Health Research - 2025;6(3):183-188
Amaç: Gebelik dönemindeki cinsel davranışlar dini inançlar nedeni ile değişeme uğrayabilmektedir. Bu araştırmada, gebelikte dindarlık ile cinsellik arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde olan araştırma 201 gebe ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, katılımcı bilgi formu, Münchner Motivasyonel Dindarlık Ölçeği ve Gebelikte Cinselliğe Karşı Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, ikili bağımsız grup karşılaştırmalarında t testi, ikili bağımsız grup karşılaştırmalarında Mann Whitney U Testi, üç ve üzeri bağımsız grup karşılaştırmalarında Kruskal Wallis H Testi ve değişkenlerin etkilerini belirlemek için Çoklu Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada gebelerin %95'inin gebelikte cinselliğe karşı olumsuz tutuma sahip olduğu bulunmuştur. Multiple regresyon modelinde; gebelikte cinsel ilişki sıklığı (beta -coefficient= -0.242; p=0.001) ve cinsel tutumun (beta -coefficient= -0.216; p=0.002) dindarlığı olumsuz olarak yordadığı ve bu değişkenlerin toplam varyansın %7.6'sını açıkladığı saptanmıştır. Sonuçlar: Araştırmada gebelerin tamamına yakınının cinselliğe karşı olumsuz tutuma sahip olduğu ve dindarlığın cinsel ilişki sıklığı ile cinselliğe karşı tutumu olumsuz etkilediği saptanmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda; sağlık profesyonellerinin, gebelikte cinselliği değerlendirirken dini inançları göz önüne alarak incelemesi ve bu durumun gebelerin cinselliğini olumsuz etkileyebileceğinin farkında olması önerilir. Sağlıklı bir cinsellik eşler arasındaki iletişimi güçlendirdiğinden, uyumu ve bağlılığı attırdığından dolayı uzun bir süreci kapsayan gebelik boyunca da sürdürülmesi desteklenmelidir.