SEVGİ KANDEMİR, MEHMET PEHLİVAN, DİLEK UYSAL, ÇETİN AYDIN, ALİ BALOĞLU
İzmir Atatürk Eğitim Hastanesi Tıp Dergisi - 2006;44(3):137-139
Kalp hastalığı gebelikte sık rastlanmayan bir sorundur ve tüm gebeliklerin %1’inde görülmektedir. Ancak maternal morbidite ve mortalite yönünden önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada 2001 - 2002 yılları arasında İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Kadın Doğum Hastalıkları ve Doğum servisine gebelik ve kalp hastalığı tanısı ile yatırılan 58 hasta retrospektif olarak incelendi. Çalışmanın amacı, gebelikle birlikte görülen kalp hastalıklarını dokümante etmek ve hastaların gebelikleri boyunca izlemleri, doğumları ve sonuçları konusunda daha iyi bir fikir sahibi olmaktı. Gebelik ve kalp hastalığı tanısıyla yatan 58 hastanın 5’inde kalp hastalığı olmadığı saptandı üçünün ise kalp hastalığı kesin değildi, hemodinamik açıdan stabil olan bu hastalar acil olarak doğum yapmak üzere gelmişlerdi ve ileri tetkik için kardiyoloji polikliniğine yönlendirilip şifa ile taburcu edilmişlerdi. Toplam 55 hastada ise kalp hastalığı vardı; 35’inde kalp kapak hastalığı, 6’sında mitral valv prolapsusu, 3’ünde konjenital kalp hastalığı, 2’sinde aritmi, 1’inde koroner arter hastalığı, 1’inde hipertrofik kardiyomyopati, 1’inde dilate kardiyomyopati ve 1’inde pulmoner hipertansiyon saptandı. Hastaların hiçbirinde maternal ölüm gözlenmedi. Fetal ölüm yalnızca bir vakada görülürken, inutero fetal ölüm 4 vakada gözlendi. Ülkemizde romatizmal kalp hastalığının azımsanacak ölçüde olmayacağı düşüncesiyle romatizmal kalp hastalığının üzerinde durulması ve daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerekmektedir. Çalışmamızda halen romatizmal kalp hastalıklarının gebelikte en sık rastlanılan kalp hastalıkları grubunu oluşturduğunu görmekteyiz. Ancak gebelikte kalp hastalığı insidansının düşük olması nedeniyle yeterli sayıda olgu içeren çalışmalar yapılamamaktadır. Bu nedenle çok merkezli ve geniş kapsamlı ulusal çalışmalara ihtiyaç olduğu görüşündeyiz.