CANNUR DALÇIK
Sendrom - 2010;22(1):30-38
“ Kadavra” formalin ile tespit edilmiş ölü insan vücudu için kullanılılan bir terimdir. Ölü insan vücuduna uygulanan ilk tespit (tahnit) yöntemi, insan ruhunun ölümden sonra da hayatını sürdürdüğü inancına dayanan “mumyalama” işlemi olup, bize ilk olarak Mısır‘ı hatırlatmaktadır. O döneme ait ölülerin bozulmadan günümüze kadar gelebilmesi, Mısırlıların mumyalama tekniğinde gerçek ustalar olduğunu, tıp ve özellikle anatomi‘de ne kadar bilgili olduklarını kanıtlamaktadır. Bu nedenle, Mısırlılar “mumyanın mucidi” olarak kabul edilmektedir. Mısırlıların uyguladığı ve 70 gün süren mumyalama işlemi oldukça karışıktır ve hala daha aydınlatılamamış sırlarla doludur. Bugün günümüze kadar bozulmadan gelen ilk mumyaların, sıcak ve kuru çöl toprağı sayesinde ölü bedeninin suyunu hızla kaybederek kurumasıyla, yani “Doğal Mumyalama” yoluyla korunduğu anlaşılmıştır. Zaman içinde mumyalama tekniği gelişmiş ve Mısırlıların yanı sıra birçok medeniyet tarafından da kullanmıştır. Günümüzde uygulanan “tahnitleme işlemi”ise iç organlar çıkarılmadan ölü bedeni bütün olarak koruma amaçlı yapılmaktadır. Ölü beden bütün olarak “formalin” adı verilen kimyasal bir madde sayesinde 40-50 yıl korunabilmektedir. Ülkemizde bugün yalnızca Tıp Eğitimi için Anatomi‘de ve Adli Tıp‘ta kullanılan kadavralar tahnit (tespit = fiksasyon) işlemine tabi tutulmaktadır. Adli Tıp‘ta cesedin kısa süreli korunması önemliyken, Anatomi‘de ise daha uzun süreli korunması önemlidir. Özellikle parçalama, kesme, organları yerinde görmenin temel olduğu kadavra eğitimi Anatomi‘de çok önemli olup, gerçek doku ve organların tüm ayrıntıları ile görülmesine, geleceğin hekim adaylarına daha iyi bir eğitim verilmesine olanak sağlamaktadır. Kadavra için en uygun tespit solusyonu olarak bilinen formaldehit‘in aynı zamanda insan sağlığı için zararlı bir madde olduğu da bilinmektedir. Konsantrasyonuna bağlı olarak göz kızarması ve sulanması, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, mide bulantısı, uyuklama, yorgunluk, kaşıntı, deri döküntüleri gibi allerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Çeşitli deneysel çalışmalar nasofarinks kanserlerine de neden olduğunu kanıtlamıştır. Bugün, mumyalama tekniğinin eski tarihlerde kaldığı düşünülse bile ‘plastinasyon‘ denilen yeni bir teknik ile ‘modern mumyalar‘ olarak tanımlayabileceğimiz mumyalar yapılabilmektedir. Bu teknik ile tüm kadavra veya kadavradan dilimler halinde alınmış anatomik yapılar en iyi şekilde korunabilmekte ve istenilen şekil verilebilmektedir. Üstelik vücudumuzu tehdit edici hiçbir zararlı etki taşımamakta, hatta plastine edilmiş anatomik yapılar eldiven giyilmeksizin çıplak elle bile tutulabilmektedir. Günümüzde, plastinasyon yöntemi ile tespit edilen kadavraların birçok ülkede sergilenmesi sonucunda yeni bir tartışma başlamıştır. Plastinasyon yöntemi bir sanat mı yoksa bilim mi” dir?