GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ VE ULTRASONOGRAFİNİN ERKEN TANIDA ÖNEMİ

MELİKE SÖĞÜTLÜGİL

Chronicles of Precision Medical Researchers - 2025;6(2):52-58

Visart Medical Imaging Center, Ankara, Turkiye

 

Amaç: Kalça displazisi tedavisi gören çocukların prognozu, özellikle erken tanı konularak cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edildiklerinde oldukça iyidir. Ancak, açık cerrahi redüksiyon gerektiğinde kısa vadeli sonuçlar daha az yüz güldürücü olabilir. Bu çalışmada amacımız, gelişimsel kalça displazisine yol açan risk faktörlerini incelemek ve kalça ultrasonografisinin tanı değerini güncel literatür bilgileri ışığında değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesi Radyoloji Kliniği’nde gerçekleştirilen tez çalışması kapsamında retrospektif olarak yapıldı (1997-1998). Çalışmaya, rutin tarama amacıyla ortopedik fizik muayene yapılmış veya yapılmamış toplam 246 yenidoğan (170 kız, 76 erkek; toplam 492 kalça) dahil edilmiştir. Değerlendirmeler, standart ve dinamik ultrasonografi yöntemi kullanılarak gerçekleştirildi. Sadece yüksek şüphe duyulan ve disloke kalça tanımına uyan olgular radyografi ile kontrol edildi. Bu nedenle US’nin radyografiye göre duyarlılık ve özgüllüğü belirlenememiştir. Çalışmaya alınan en küçük bebek 1 aylık, en büyük bebek ise 9 aylıktı. Olguların 169’u 3 aydan küçük, 77’si ise 3 aydan büyüktü. Hastaların ailelerinden aydınlatılmış onam alındı ve gerekli anamnez bilgileri kaydedildi. Takip edilmesi gereken bebekler 4 hafta sonra kontrole çağrıldı. Bulgular: Çalışmamızda, kız bebeklerde 82 olguda (%16,67), erkek bebeklerde ise 20 olguda (%4,06) immatür kalça tespit edildi. Displazik kalça sıklığı kız bebeklerde 24 olguda (%4,88), erkek bebeklerde ise 2 olguda (%0,41) bulundu. Hem immatür (p<0,03) hem de displazik (p<0,035) kalçalar açısından cinsiyetler arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi. Ortolani-Barlow testi pozitif olan ve en az bir veya daha fazla risk faktörüne sahip bebeklerde, kalça immatüritesi ve displazi riski artmakta idi. Sonuç: Bulgularımız, fizik muayene testleri ile birlikte ultrasonografi incelemesinin eş zamanlı uygulanmasının tanıya önemli katkı sağlayabileceğini göstermektedir.