BAHAR MELİS AKYILDIZ, ZEYNEP UÇAR
International Archives of Dental Sciences - 2024;45(1):53-62
Gelişimsel mine defektleri; normal mine dokusundan daha düşük kalitede mine dokusuyla kendisini gösteren, mine dokusunun gelişimi sırasında bir yıkım oluşması ya da gelişiminin duraklaması sonucu ortaya çıkan kalıtsal ya da edinsel olabilen defektlerdir. Minenin gelişimindeki bozuklukların etiyolojisi; genetik, sistemik, lokal veya çevresel faktörleri içermektedir. Defektin şiddeti, genellikle defektin meydana geldiği gelişim aşamasına ve ayrıca defektin kapsamına ve süresine bağlıdır. Gelişimsel mine defektleri; lokalize ve generalize olarak olarak ve ayrıca kalıtsal (genetik) ve edinsel (çevresel) olarak sınıflandırılabilmektedir. Çalışmalar, gelişmiş ülkelerde ve sağlıklı çocuklarda GMD prevalansının süt dentisyonda %10-%49 ve daimi dişlerde %9-%63 arasında olduğunu bildirmektedir. Gelişimsel mine defektlerinin doğru bir şekilde teşhisi oldukça önemlidir. Bu defektlerin tedavisinde aile, hekim ve hasta iş birliği gerekli olmaktadır. Tedavi yaklaşımı, erken teşhis ve koruyucu tedavi odaklı olmalıdır. Ancak günümüzde bu defektler, çocuklarda ve ergenlerde giderek artan bir diş tedavisi yüküne neden olmaktadır. Gelecekte koruyucu diş hekimliği uygulamaları politikalarının yaygınlaşmasıyla bu defektlerin daha erken yaşlarda tespit edilerek tedavisi ve prognozu açısından daha umut vaad edici sonuçlar elde edilebileceği düşünülmektedir.