GELİŞMEKTE OLAN TAVŞAN TRAKEASINA İKİ FARKLI SÜTÜR VE İKİ FARKLI TEKNİK KULLANMANIN GEÇ DÖNEM TRAKEAL DARLIK ÜZERİNE ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

MEHMET BİLGİN, BEKİR TEZCAN, KEMAL DENİZ, CEMAL KAHRAMAN, SÜLEYMAN BALKANLI, YİĞİT AKÇALI, FAHRİ OĞUZKAYA

Journal of Clinical Practice and Research - 2002;24(4):185-193

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Kalp Damar Cerrahisi

 

Amaç: Trakea cerrahisi sonrası oluşan granülasyon dokusu ile birlikte darlığın, yetişkinlik döneminde oluşturabileceği pulmoner fonksiyonları azaltıcı etkisini en aza indirip, hayat kalitesini arttırmak için, en uygun sütür ve cerrahi tekniğin bulunmasıdır. Gereç ve Yöntem: Bu deneysel çalışma Ocak 2001- Haziran 2001 tarihleri arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Patoloji Anabilim Dalı ve Deneysel ve Klinik Araştırma Merkezi'nde iki değişik sütür materyalinin ve iki değişik dikiş tekniğinin, gelişmekte olan tavşan trakeasında geç dönem iyileşme üstüne etkilerinin karşılaştırılması için her iki cinsten 24 Yeni Zelanda tavşanında yapıldı. Bulgular: Cerrahide ölçülen ortalama trakeal alan 1. grupta 19.69±2.18 mm2, 2.grupta 15.33±2.69 mm2, 3. grupta 16.95±2.93 mm2 ve 4.grupta 9.01±2.64 mm2 olarak hesaplanmış ve istatiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Kontrol cerrahide ölçülen trakeal alanın, olması gereken trakeal alana oram 1.grupta ortalama 0.78; 2. grupta 0.61, 3. grupta 0.69 ve 4. grupta 0.35 olarak bulunmuştur. Trakeal alan oranları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak önemli fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Çocukluk çağında yapılan trakeobronşial sistemin cerrahisi sonrası oluşan darlığın en az seviyede olması için trakeal rekonstrüksiyon ameliyatlarında emilebilir sütürlerin tek tek atılan dikiş tekniği ile uygulanması en iyi yöntem olarak görünmektedir.