GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE HELİCOBACTER PYLORİ İÇİN "TEST VE TEDAVİ" YÖNTEMİ TAMAMEN KABUL EDİLEBİLİR Mİ?

ENDER ELLİDOKUZ, İHSAN USLAN, MÜJDE SOYTÜRK, HALE AKPINAR, ETHEM TANKURT, İLKAY ŞİMŞEK, ÖMÜR GÖNEN

Kocatepe Tıp Dergisi - 2003;4(1):55-58

Afyon Kocatepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları AD, AFYON

 

Dispepside Helicobacter Pylori (Hp) eradikasyonunun rolü halâ tartışmalıdır. Avrupa Hp Çalışma Grubu 2000 yılında, kronik dispepsi yakınması ile birinci basamak sağlık kuruluşuna ilk kez başvuran ve gastroözofageal reflü (GÖR) semptomları, non-steroid antiinflamatuar ilaç (NSAİİ) kullanımı ve alarm semptomları olmayan 45 yaşının altındaki erişkin hastalarda Hp eradikasyonunun yapılabileceğini önermişlerdir. Çünkü gelişmiş ülkelerde dispeptik hastalardaki Hp oranları sağlıklı kişilerle karşılaştırıldığında daha yüksek ve "test ve tedavi" stratejisinin maliyet etkinliği ilk aşamada endoskopi ya da ampirik antisekretuar tedavi ile karşılaştırılabilir düzeylerdedir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde "test ve tedavi" stratejisinin yerini araştırmak için dispepsisi olan ya da olmayanlarda anti-Hp IgG pozitiflik oranlarını belirledik. Çalışmamıza 100 hasta katıldı (76 kadın, 24 erkek, ortalama yaşları = 42.6±1.8). Serum anti-Hp IgG antikorları Immunocomb H (Organics, France) kiti ile serumda bakıldı. Anti-Hp IgG düzeyleri 20 U/L ise pozitif olarak değerlendirildi. Tüm parametreleri değerlendirmek için chi-square test kullanıldı. Dispepsisi olan 57 hastanın 47'sinde (%75.4) ve dispepsisi olmayan 43 hastanın 34'ünde (%79) anti-Hp IgG pozitif idi. Hp seropozitifliği anlamlı olarak farklılık göstermedi (p=0.60). Biz, Hp oranının normal popülasyonda yüksek olduğu Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde "Test ve Tedavi" stratejisinin kabul edilemeyeceği sonucuna vardık. Bu yüzden Hp için hangi prevalans düzeylerinde hangi yaklaşımın doğru olacağına dair çalışmalara gereksinim vardır.