Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GENÇ KADINLARA UYGULANAN KAHKAHA YOGASININ PREMENSTRUAL SENDROM SEMPTOMLARINA VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ: RANDOMİZE KONTROLLÜ ÇALIŞMA PROTOKOLÜ

Gülsüm Akkuş, Didem Şimşek Küçükkelepçe

Journal of Social and Analytical Health - 2026;6(1):22-32

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Bölümü, Bilecik, Türkiye

 

Amaç: Bu protokol, genç kadınlara uygulanan kahkaha yogasının adet öncesi sendromu semptomları ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçlayan bir çalışmanın tasarımını sunmayı hedeflemektedir. Materyaller ve yöntemler: Bu çalışma, ön test, ara test ve son test içeren paralel gruplu randomize kontrollü bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Örneklem, 18-25 yaş arası 72 kadından (36 müdahale, 36 kontrol) oluşmuştur. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenmiş; uygun katılımcılar rastgele atanmıştır. Müdahale grubu, dört hafta boyunca haftada iki kez (her biri 30-40 dakika) kahkaha yogası seanslarına katılmıştır. Müdahale döneminden sonra bir ara test değerlendirmesi yapılmıştır. Daha sonra katılımcılardan dört hafta boyunca günlük olarak kahkaha egzersizleri yapmaları istenmiştir. Müdahalenin sürdürülebilirliğini ve etkinliğini değerlendirmek için 8. haftada son ölçümler alınmıştır. Kontrol grubu, çalışma süresi boyunca herhangi bir müdahale almamıştır; ancak etik ilkelere uygun olarak, çalışmanın tamamlanmasının ardından bir kahkaha yogası seansı sağlanmıştır. Ölçümler başlangıçta, 4. haftada ve 8. haftada yapılmıştır. Bulgular: Bu çalışmanın bulgularının, kahkaha yogasının; ilaçsız, düşük maliyetli, risksiz ve bireyler tarafından kolayca öğrenilip uygulanabilen bir yöntem olarak, premenstrüel sendrom belirtilerinin şiddetini azaltmada ve bireylerin yaşam kalitesini artırmada etkili, tamamlayıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşım olduğunu göstermesi beklenmektedir. Sonuç: Semptomlardaki azalma, sağlık hizmeti kullanımında ve iş yükünde azalmaya ve doğrudan ve dolaylı sağlık hizmeti maliyetlerinde azalmaya katkıda bulunabilir. Ayrıca, bulguların bütüncül hemşirelik bakım uygulamaları için kanıta dayalı bir temel sağlaması ve hem klinik hem de akademik ortamlarda adet öncesi sendromun yönetiminde tamamlayıcı ve destekleyici yöntemlerin daha yaygın kullanımını teşvik etmesi beklenmektedir.