GENÇ VE ORTA YAŞ GRUBUNDA PREMATÜRE ÖLÜMLER: İKİ MERKEZLİ BEŞ YILLIK RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

İdris BAYDAR, Mehmet Nuri GÖRDÜK, Mehmet BİRİCİK

Hitit Medical Journal - 2026;8(3):577-588

Mardin Artuklu University, Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Mardin, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, iki Türk hastanesinde beş yıllık bir süre içinde gerçekleşen 18-60 yaş arasındaki prematüre ölümleri geriye dönük olarak incelemeyi ve bu ölümlerin nedenleri ile kardiyovasküler ve kardiyovasküler olmayan ölümler arasındaki farkları analiz etmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2021 - Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleşen, Covid-19 ve travma dışı nedenlere bağlı 531 ölüm vakasının verileri hastane bilgi sistemleri kullanılarak analiz edildi. Demografik özellikler, eşlik eden hastalıklar, hastane başvuru sıklığı ve koroner anjiografi bulguları kaydedildi. Bulgular: 531 vakanın %58,6'sı erkekti ve %58,4'ü 50-60 yaş aralığındaydı. En sık görülen mevcut tanı kanserdi (%32,8), bunu hipertansiyon (%18,3), diabetes mellitus (%15,1) ve koroner arter hastalığı (%14,5) izlemekteydi. En sık ölüm nedeni kardiyovasküler hastalıklardı (%32,6), ikinci sırada kanser (%25,4) yer almaktaydı. Kardiyovasküler nedenli ölümlerin sadece %27,7'sine koroner anjiografi yapılmış olup, bu işlemi yapılanların %82'sinde >=%90 darlık saptandı. 40-<50 yaş grubunda olmak ve koroner arter hastalığına sahip olmak kardiyovasküler ölüm ile bağımsız olarak ilişkiliydi. Erkek cinsiyet, yaşa göre düzeltildiğinde kardiyovasküler ölüm ile ilişkiliydi (aOR 1,67, p=0,009). Son bir yıldaki her bir ek hastane başvurusu, kardiyovasküler ölüm olasılığında %10 azalma ile ilişkiliydi (aOR 0,90, p<0,001). Ancak, geriye dönük gözlemsel tasarım göz önüne alındığında, bu ilişki nedensel olarak yorumlanmamalıdır. Sonuç: Kardiyovasküler hastalıklar 18-60 yaş arası erişkinlerde hastane içi prematüre ölümlerin önde gelen nedeniydi ve kardiyovasküler nedenle ölenlerin çoğunda önceden konmuş bir kardiyak tanı bulunmuyordu. Bu yaş grubunda kardiyovasküler riskin daha erken tanınması ileri çalışmalarla araştırılmayı hak etmektedir.