Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GENÇ YETİŞKİNLERDE ENDOTEL DİSFONKSİYONU: ELEKTROKARDİYOGRAFİK PARAMETRELERİN SINIRLI PROGNOSTİK DEĞERİ VE İLERİ TANI YÖNTEMLERİNE İHTİYAÇ

Volkan ÇAMKIRAN, Şahhan KILIÇ, Batool ACHMAR, Ahmad ACHMAR, Almoutasem ASHMAR

Koşuyolu Heart Journal - 2026;29(1):63-67

Department of Cardiology, İstinye University Faculty of Medicine, İstanbul

 

Amaç: Endotel disfonksiyonu (ED), kardiyovasküler hastalığın erken bir göstergesi olup aterosklerozun başlangıcında kilit rol oynar. ED, nitrik oksit (NO) biyoyararlanımında azalma, oksidatif stres artışı ve inflamatuar yanıtlarla karakterizedir, bu da aterosklerotik plak oluşumunu tetikler. ED'nin erken tespiti, genç yetişkinlerde kardiyovasküler riskin önlenmesi için önemlidir. Bu çalışma, ED ile elektrokardiyografik (EKG) parametreler arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlar. Yöntem: Ocak 2024-Haziran 2025 arasında kardiyoloji polikliniğine başvuran, 18-45 yaş arası, kronik hastalığı olmayan 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar, NO, ICAM-1, malondialdehit (MDA) ve akıma bağlı dilatasyon (FMD) ölçümleriyle ED pozitif (n=30) ve ED negatif (n=30) gruplarına ayrıldı. ED; NO <10 µmol/L, ICAM-1 >10 ng/mL, MDA >1,500 ng/mL, FMD <7% kriterleriyle tanımlandı. EKG parametreleri 12 derivasyonlu EKG ile analiz edildi. Bulgular: ED pozitif grupta NO (4,8 vs. 5.0 µmol/L, p=0,438) düşük, ICAM-1 (10,2 vs. 6,5 ng/mL, p<0,001), MDA (1796 vs. 305 ng/mL, p<0.001) yüksek, FMD (6% vs. 10%, p<0,001) düşük bulundu. EKG'de yalnızca S dalga amplitüdü ED pozitif grupta yüksekti (0,43 vs. 0.27 mV, p=0,004). Regresyon analizi, S-dalga amplitüdünün ED için bağımsız öngörücü olduğunu gösterdi (OR 2,662, 95% GA 1,664-4,253, p<0,001). Sonuç: ED tespitinde biyobelirteçler ve FMD, rutin EKG'ye üstündür. Yalnızca S-dalga amplitüdü ED ile ilişkili olup EKG'nin sınırlı prognostik değerini gösterir. Erken kardiyovasküler risk için biyobelirteçler ve FMD önerilir.