Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GENÇ YETİŞKİNLERDE KISA SÜRELİ AEROBİK EGZERSİZİN DİSMENORE ÜZERİNE ETKİSİ

BUSE ÇAY, SEDA SAKA

Sağlık Profesyonelleri Araştırma Dergisi - 2020;2(3):94-101

Halic University School of Health Sciences, Physiotherapy and Rehabilitation Department, İstanbul

 

Amaç: Genç yetişkinlerde, menstruasyonla ilişkili en sık yaşanan sorunlardan biri dismenoredir ve yaşam kalitesinde azalma ile ilişkilidir. Çalışmamızda, genç yetişkin bireylerde aerobik egzersizin dismenore üzerine etkisini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza İstanbul ili Avrupa yakasında yaşayan gönüllü 20 kadın birey dahil edildi. Tüm katılımcıların sosyodemografik bilgileri kaydedildi. Aerobik egzersiz programından önce ve sonra Vizüel Analog Skalası (VAS) ile ağrı değerlendirmesi, Menstrual Semptom Ölçeği (MSÖ) ile menstruasyon ile ilişkili semptomların değerlendirilmesi ve Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Skalası-Kısa Form (WHOQOL-BREF) ile yaşam kalitesinin değerlendirilmesi yapıldı. Aerobik egzersiz programı 3 hafta boyunca haftada 3 gün 30 dakika orta şiddette tempolu yürüyüşten oluştu. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 20 gönüllü bireyin yaşlarının ortalaması 21.10±1.71 yıl olarak belirlenirken, ilk menstruasyon yaşlarının 13.05±1.50 yıl olduğu görüldü. Çalışma öncesi gruplar arası fiziksel özellikler, VAS, MSÖ ve WHOQOL-BREF yaşam kalitesi ölçüm değerleri arasındaki istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Çalışma sonrası MSÖ (p=0.01-0.03) ile VAS (p=0.01) skorları gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken, WHOQOL-BREF yaşam kalitesi skorlarının (p=0.18-0.81) benzer olduğu görüldü. Grup içi, program öncesi ve sonrası değerlendirmeler karşılaştırıldığında egzersiz eğitimi verilen grupta yaşam kalitesi skoru dışında tüm sonuç ölçümleri anlamlı şekilde değişirken (p<0.05), kontrol grubunda değişiklik olmadı (p>0.05). Sonuç: Çalışmamızda 3 haftalık kısa süreli orta şiddette aerobik egzersiz programının dismenoreli genç yetişkinlerde, dismenore şiddeti ve menstrual semptomları azaltırken, yaşam kalitesinde değişikliğe neden olmadığı sonucuna varılmıştır.