Busehan BİLGİN, Öznur ÖZALP, Eray ERCAN, Mehmet Ali ALTAY, Alper SİNDEL
EurAsian Journal of Oral and Maxillofacial Surgery - 2026;5(2):38-45
Amaç: Genioplasti sonrası çene ucu stabilizasyonunun, diğer tüm ortognatik cerrahi prosedürlerde olduğu gibi, işlemin genel başarısında önemli bir role sahip olduğu düşünülmektedir. Stabilizasyonunun tayininde geleneksel değerlendirmeler çoğunlukla iki boyutlu lateral sefalogramlara dayanmaktadır ve bu yöntemler karmaşık üç boyutlu anatomik değişiklikleri doğru şekilde yansıtmakta yetersiz kalabilmektedir. Günümüzde üç boyutlu görüntüleme ve modelleme tekniklerinin gelişmesiyle birlikte cerrahi sonuçların daha hassas bir şekilde değerlendirilmesi mümkün olmuştur. Bu çalışmanın amacı, genioplasti sonrası çene ucu stabilizasyonun iki boyutlu lateral sefalometrik radyografi, üç boyutlu sefalometri ve 3 boyutlu basılı modeller aracılığıyla değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak planlanan bu çalışmada, genioplasti uygulanmış 12 hasta; preoperatif dönemde, postoperatif birinci haftada ve postoperatif altıncı ayda olmak üzere üç zaman noktasında değerlendirildi. Belirlenen referans noktalarının yatay ve dikey düzlemlerdeki pozisyonel değişimleri; 2 boyutlu lateral sefalogramlar, maksillofasiyal bilgisayarlı tomografi görüntüleri ve 3 boyutlu basılı modeller üzerinden ölçüldü. Bu yöntemlerin iskeletsel stabilite değerlendirmesindeki doğruluk ve tutarlılık düzeyleri karşılaştırıldı. Bulgular: 2 boyutlu sefalometrik radyografilerden elde edilen ölçümler, hem yatay hem de dikey düzlemlerde 3 boyutlu sefalometrik analizler ve 3 boyutlu model ölçümleri ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdi (p<0,05). Öte yandan, bilgisayarlı tomografi tabanlı 3 boyutlu analiz ile 3 boyutlu basılı model ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05); bu durum iki 3 boyutlu yöntem arasında yüksek düzeyde tutarlılık olduğunu göstermektedir. Sonuç: Sonuç olarak, 2 boyutlu lateral sefalogramlar iki boyutlu görüntüleme tekniklerinin sınırlılıklarına bağlı olduğundan yapıların değerlendirilmesinde potansiyel hatalara yol açabilir; bu nedenle, bilgisayarlı tomografi ile yapılan 3 boyutlu sefalometri veya 3 boyutlu modelleme daha hassas değerlendirmeler sunabilir.