İRFAN ÖZYAZGAN, TEOMAN ESKİTAŞÇIOĞLU
Journal of Clinical Practice and Research - 2006;28(1):38-43
Aplasia Cutis Congenita (ACC) derinin bir kısmının doğuştan eksikliği ile kendini gösteren nadir bir hastalıktır. Hastalık daha çok vertekste olmak üzere vücudun her yerinde görülebilir. Etiyolojide bir çok faktör suçlanmaktadır; bunlardan birisi de vasküler anomalilerdir. Özellikle verteksteki geniş ve derin defektler cerrahi girişim gerektirir. Bu yazıda, doğumdan sonra spontan olarak iyileşen ve kliniğimize, vertekste 12 x 13 cm'lik bir alopesik skatrisyel alan nedeniyle başvuran 5 yaşında bir erkek ACC hastası sunulmaktadır. Alopesik skarın altında kraniyal kemik defektinin de bulunduğu belirlenen hastada, alopesik skar dokusunun tedavisi için, komşu saçlı deri bölgesinde genişletme planlandı. Genişletme periyodu problemsiz geçti. Skar dokusunun eksizyonundan sonra oluşan defekte, genişletilmiş saçlı deri transpozisyon flebi şeklinde adapte edilirken, kraniyal defekt için de kosta kemik greftleri ile kraniyoplasti yapıldı. Ameliyat sonrası dönemde, hiçbir gerginlik olmamasına rağmen flepte venöz yetmezlik gelişti ve flep kaybedildi. Hemen sonrasında defekti kapatmak için yine komşu saçlı deriden yeni bir transpozisyon flebi yapıldı. Bu flepte de venöz yetmezlik ile parsiyel flep kaybı gerçekleşti. Bu flep kaybı sonrasında nekrotik bölgelerin debritmanı sonrası oluşan defekte deri grefti uygulandı. Sonuçta kemik greftleri korunmakla birlikte, başlangıçtaki kendiliğinden iyileşmiş alandaki skatrisyel alopesi yerine, deri greftine bağlı alopesik alanlar nedeniyle kısmen tatmin edici sonuç elde edildi. Bu olgudan edindiğimiz deneyimlerimizle saçlı derideki ACC defektlerinin kapatılması için transpozisyon flepleri yerine dolaşım açısından daha güvenli olan bipediküllü veya ilerletme şeklinde planlanan flep uygulamalarının daha uygun olacağını düşünmekteyiz.