GERİATRİK İNTERTROKANTERİK KIRIKLARININ TEDAVİSİNDE PFN VE DHS TEKNİKLERİ İLE ELDE ETTİĞİMİZ SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

UFUK ÖZKAYA, MURAT GÜL, ATİLLA SANCAR PARMAKSIZOĞLU, SEÇKİN BASLIGAN, YAVUZ KABUKÇUOĞLU

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2008;19(1):1-6

Taksim Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Ortopedi Ve Travmatoloji Kliniği

 

AMAÇ: Proksimal femoral ekstrakapsüler geriatrik kırıkların tedavisinde kliniğimizde kullanılan iki değişik yöntemle elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak prognoza etkili faktörler belirlendi. 2001-2006 yılları arasında 70 yaş üzeri pertrokanterik kırık nedeniyle Dinamik Kayıcı Kalça Çivisi ve (Grup I,n=46) ile 2004-2005 yılları arasında Proksimal Femur Çivisi ile tedavi edilen hastalar (Grup II,n=33) retrospektif değerlendirildi. Kırık sınıflamasında AO/OTA sınıflaması kullanıldı. Grup I‘deki hastaların 18‘i erkek, 28‘i kadın, Grup II‘deki hastaların 12‘si erkek, 21‘i kadındı. Ortalama yaş Grup I‘de 80.1(70-95), Grup II‘de 78.8 (70-92)di. Ortalama takip süreleri Grup I‘de 43.5 ay(14-71), Grup II‘de 23 aydı (18-31). Postoperatif erken dönemde ve son kontrollerde çekilen grafilerde kollodiafizer açı ölçüldü. Reoperasyon oranı Grup I‘de 3 hasta(%6.5) Grup II‘de 2 hasta(%6), 1 yıl içinde mortalite, Grup I‘de 6 hasta(%13), Grup II‘de 2 hastaydı(%6). Parker-Palmer mobilite skoru son kontrolde Grup I‘de 5(3-9), Grup II‘de 6.5(4-9) bulundu. Mann-Whitney testi ile, Singh indeksi, kollodiafizer açı ve uç-tepe mesafesi ölçümlerinde iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. İki gruptaki kötü sonuçlu vakaların retrospektif incelemesinde, tekniğe uygun operasyon yapılmadığı için yetmezliklerin geliştiği gözlemlendi. Kendi tecrübemizden elde ettiğimiz çıkarım, asıl önemli sorunun implant seçimi değil, seçilen implantın uygun cerrahi teknikle yapılıp yapılmadığıdır.