HAYRETTİN GÖÇMEN, GÜLÇİN BÖLÜK, GİZEM ARSLAN
Geriatrik Bilimler Dergisi - 2025;8(2):150-158
Amaç: Geriatride eş ve çocuk kaybının uyku düzeni ve kalitesi üzerine etkisini belirlemek ve demografik faktörlerle karşılaştırarak geriatrinin tıbbi sorunlarına farklı yaklaşımlar sunmak. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 65 yaş üstü 1725 kişi dahil edildi. Veriler demografik bilgileri içeren bir anket, Stanford ve Epworth Uykululuk Ölçekleri kullanılarak toplandı ve Mann-Whitney U testi ile analiz edildi. Sürekli değişkenler için Kruskal Wallis analizi kullanıldı ve farkın hangi gruplar arasında olduğunu bulmak için Post Hoc Bonferroni analizi yapıldı. Verilerin değerlendirilmesinde Ki-kare testi ve Spearman Korelasyon testi kullanıldı. İstatistiksel olarak p<0,05 düzeyi istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan 1725 hastanın %50,6’sı kadındı ve yaş ortalaması 70,6±5,7 yıldı. Katılımcıların %13,2’sinin hem eş hem de evlat kaybı yaşadığı, %14,7’sinin sadece eş kaybı yaşadığı ve %15,3’ünün sadece evlat kaybı yaşadığı belirlendi. Eş ve çocuk kaybı yaşayan bireylerde kalp hastalıkları, aylık düşme sayısı, kullanılan ilaç sayısı ve yorgunluk semptomları arasında anlamlı bir korelasyon bulundu (p<0,05). Eş kaybı yaşayan bireylerde vücut kitle indeksinin daha düşük olduğu ve çocuk kaybı sayısı ile Epworth ve Stanford ölçek puanları arasında anlamlı pozitif bir korelasyon olduğu bulundu (p<0,05). Sonuç: Kayıp yaşayan yaşlı bireylerde uyku bozukluğu görülme sıklığının ve kardiyovasküler hastalık riskinin daha yüksek olması nedeniyle psikososyal, farmasötik müdahaleler ve yas terapilerinin tasarlanması önerilmektedir.