ASLI KILAVUZ, FERİT ÇELİK, NALAN GÜLSEN ÜNAL, ALİ ŞENKAYA, SEYMUR ASLANOV, SUMRU SAVAŞ, FATİH TEKİN, AHMET ÖMER ÖZÜTEMİZ
Developments and Experiments in Health and Medicine - 2020;34(2):93-102
Amaç: Birçok ülkenin yaşlı popülasyonunda karaciğer sirozu hakkında yeterli epidemiyolojik veri olmadığı için gastroenteroloji kliniğimizde yatan karaciğer sirozu tanılı geriatrik olguların retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji kliniğinde yatmış 65 yaş ve üzeri karaciğer sirozu tanılı 99 hasta dâhil edildi. Sosyodemografik, klinik ve laboratuvar verileri hasta dosyalarından kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 99 yaşlı hastanın yaş ortalaması 71,7 ± 5,2 yıl, % 59’u erkek idi. Hepatoselüler karsinom ile etiyoloji, asit varlığı, Model of End- Stage Liver Disease skoru ve Child-Turcotte-Pugh skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (sırasıyla, p = 0,003, p = 0,009, p = 0,033, p = 0,003). Özofagus varisi varlığı ile Child-Turcotte-Pugh sınıfı ve skoru, total bilirubin, Model of End-Stage Liver Disease skoru ve asit varlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (sırasıyla, p <0,0001, p = 0,001, p = 0,011, p = 0,004, p = 0,004). Sonuç: Gastroenteroloji kliniğimizde yatan yaşlılarda karaciğer sirozunun ana etiyolojisi Hepatit C virüsü olup sirotik popülasyonun neredeyse üçte birini oluşturmaktadır. Hastaneye yatış nedenleri arasında ilk sırada hepatoselüler karsinom yer almaktadır. Karaciğer sirozu tanısıyla hastaneye yatırılan yaşlılar siroz komplikasyonları açısından dikkatle değerlendirilmeli, Child-Turcotte- Pugh ve Model of End-Stage Liver Disease skorlaması yapılarak, özellikle karaciğer nakli açısından uygunlukları da göz önünde bulundurularak takip ve tedavi edilmelidir.