Rıfat Taner AKSOY, Nazan VANLI TONYALI
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;28(2):321-326
Amaç: Bu çalışmada, gestasyonel diyabet (GDM) ile komplike gebeliklerde yenidoğan yoğun bakım ünitesine (YYBÜ) yatışın maternal klinik ve biyokimyasal belirleyicilerinin değerlendirilmesi; özellikle kümülatif risk yükü ve temel klinik değişkenlerin birleşik etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmaya rutin GDM taraması yapılan toplam 1.173 gebe dâhil edilmiş ve katılımcılar GDM olmayan (n=590) ve GDM olan (n=583) olarak sınıflandırılmıştır. Maternal demografik, klinik ve biyokimyasal parametreler kaydedilmiştir. YYBÜ yatışı birincil sonlanım noktası olarak tanımlanmıştır. Risk faktörü analizleri GDM grubu içerisinde gerçekleştirilmiştir. Seçilmiş maternal ve fetal veriler kullanılarak kümülatif risk skoru hesaplanmıştır. Ayrıca fetal cinsiyet ve preterm doğumun YYBÜ yatışı üzerindeki etkisi değerlendirlmiştir. İstatistiksel analizlerde ki-kare testi, t-testi veya Mann-Whitney U testi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: YYBÜ yatış oranları GDM grubunda GDM olmayan gruba kıyasla daha yüksek bulunmuştur (%13,2'ye karşı %8,8; p=0,016). GDM grubunda insülin kullanımı (%26,3'e karşı %16,4; p=0,035), daha düşük doğum haftası (37,34+/-2,13'e karşı 37,96+/-1,50 hafta; p=0,002) ve erkek fetal cinsiyet (%20,1'e karşı %7,5; p<0,001) YYBÜ yatışı ile ilişkili bulunurken, OGTT parametreleri ile anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. YYBÜ yatış oranlarının kümülatif risk yükü arttıkça kademeli olarak arttığı gözlenmiştir (%8,8, %15,4 ve %26,5; sırasıyla 0-1, 2-3 ve >=4 risk faktörü için; p=0,003). Erkek preterm yenidoğanlarda YYBÜ yatış olasılığının en yüksek olduğu saptanmıştır (genel popülasyonda %52,1 ve GDM grubunda %56,8) ve bu grubun, kız term yenidoğanlara kıyasla yaklaşık 19-20 kat daha yüksek risk taşıdığı belirlenmiştir (p<0,001). Sonuç: GDM ile komplike gebeliklerde YYBÜ yatışı, çoklu maternal ve fetal faktörlerin birleşik etkisi ile ilişkilidir. İnsülin kullanımı, düşük gestasyonel yaş ve erkek fetal cinsiyet temel belirleyiciler olarak saptanırken, OGTT parametrelerinin prediktif olmadığı görülmüştür. Kümülatif risk yükü ve özellikle erkek cinsiyet ile preterm doğum arasındaki etkileşim gibi birleşik etkilerin değerlendirilmesi, neonatal riskin daha doğru belirlenmesine katkı sağlayabilir ve yüksek riskli gebeliklerin erken dönemde tanınmasına yardımcı olabilir.