Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GESTASYONEL TROFOBLASTİK HASTALIKLARDA AGNOR YÖNTEMİNİN PROGNOZDAKİ ÖNEMİ VE BAZI KLİNİK PARAMETRELERLE KARŞILAŞTIRILMASI

PEMBE OLTULU, KAZIM GEZGİNÇ, OSMAN YILMAZ, ÇETİN ÇELİK

Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology - 2006;3(3):195-201

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Patoloji AD, Konya, Türkiye

 

Hücre proliferasyon belirteci olan AgNOR'un (Argyrophilic Nucleolar Organiser Resion), GTH (Gestasyonel Trofoblastik Hastalık)'ların persistans kabiliyetini önceden belirleyen prognostik bir parametre olarak kullanılır olup olmayacağının ß-hCG düzeyleri ile AgNOR değerleri arasındaki korelasyonun araştırılması amaçlandı. Kliniğimizde 1997-2003 tarihleri arasında tanı alan, 14 Term plasenta ve 14 spontan abortus vakasından oluşan kontrol grubu ile 18 komplet hidatiform mol, 15 parsiyel hidatiform mol ve 15 persiste hidatiform vakasından oluşan GTH grubu çalışma kapsamına dahil edildi ve her birine AgNOR yöntemi uygulandı. Değerlendirme x1000 büyütmede immersiyon yardımıyla ışık mikroskobu altında Crocker'in önerdiği sayım sistemi kullanılarak hücre başına düşen AgNOR sayıları belirlendi. Çalışmada en yüksek AgNOR ortalamaları persiste mol grubunda en düşük ortalamalar ise plasenta grubunda saptandı. GTH gruplarının AgNOR ortalamaları kontrol gruplarından daha fazlaydı (p<0,05). Persiste mol vakalarının AgNOR ortalamaları komplet hidatiformdan daha fazla bulundu (p<0,05). Ancak komplet ve parsiyel mol vakalarının AgNOR ortalamaları arasında fark yoktu (p>0,05). Vakaların serum ß-hCG seviyeleri ile AgNOR ortalamaları arasında anlamlı korelasyon bulunmazken, AgNOR ortalamaları arttıkça serum ß-hCG seviyelerinin normale inme sürelerinin uzadığı görüldü. AgNOR yöntemi GTH'larda persistans kabiliyeti ve prognozu belirlemede, klinik açıdan önemli bir parametre olan ß-hCG seviyelerinin yükselmesinden daha önce bilgi verebilecek ekonomik ve kullanımı kolay bir yöntemdir.