Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GİRİŞİMSEL VE CERRAHİ İŞLEMLER SONRASI GELİŞEN İYATROJENİK SOL ANA KORONER ARTER DARLIĞI: BİR LİTERATÜR DERLEMESİ

Burak BOZKURT, Samet YAVUZ, Mukan Kağan KUŞ, Mehmet Erdem MEMETOĞLU

Koşuyolu Heart Journal - 2026;29(1):76-80

Kastamonu Training and Research Hospital, Kastamonu

 

Bu derlemenin amacı, başlangıçta LMCA lezyonu olmayan hastalarda PKG veya aort kapak cerrahisi sonrası gelişen iyatrojenik LMCA stenozuna dair olgu sunumları ve klinik deneyimleri sentezlemektir. Çalışma, bu durumun oluşum mekanizmalarına ve sonrasında uygulanan tedavi stratejilerine odaklanmaktadır. Literatürün kapsamlı bir incelemesi sonucunda, 8 çok hastalı olgu serisi, 4 tek olgu sunumu ve 1 retrospektif kohort çalışmasından oluşan toplam 14 yayın belirlenmiş ve analiz edilmiştir. Mekanizmalar, klinik bulgular, tanı yaklaşımları ve farklı tedavi yöntemlerinin sonuçları analiz edilmiştir. En sık karşılaşılan oluşum mekanizmaları arasında kateter kaynaklı travma, balonun aşırı şişirilmesi ve kapak cerrahisi sırasında ostial kanülasyon yer almaktadır. Klinik tablolar tekrarlayan anjinadan kardiyojenik şoka kadar değişkenlik göstermektedir. Tedavi seçenekleri arasında koroner arter bypass greftleme (CABG), stentle perkütan koroner anjiyoplasti ve seçilmiş hemodinamik olarak stabil hastalarda konservatif tıbbi tedavi yer almaktadır. PKG genellikle cerrahi riski yüksek olan hastalarda ya da hızlı revaskülarizasyonun gerekli olduğu durumlarda tercih edilmiştir. Koroner veya kapak girişimi sonrası anjina ile başvuran ve önceden LMCA hastalığı bulunmayan hastalarda iyatrojenik LMCA stenozu göz önünde bulundurulmalıdır. Anjiyografi ile erken tanı ve cerrahi ya da perkütan tedavi yöntemlerinden uygun olanının seçimi, hasta sonuçlarını iyileştirmede kritik öneme sahiptir.