GLİSEMİK KONTROLÜN DİYABETİK KARDİYOVASKÜLER OTONOM NÖROPATİ ÜZERİNE ETKİSİ

SELÇUK TURAN, İSMET TAMER

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2008;19(2):73-79

Kartal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Aile Hekimliği Koordinatörlüğü, İstanbul

 

AMAÇ: Diabetes mellitus nedeniyle takip edilmekte olan hastalardaki kardiyak otonom nöropati (KON) varlığı ile bu hastalardaki glisemik kontrol düzeyi ve otonom nöropati arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEMLER: Tüm olgulardan en az 8 saatlik açlık sonrası açlık ve tokluk 2. saat plazma glukozu, HbA1c düzeyi, açlık insülin ve c-peptid düzeyi ile 20 parametreli hemogram ve lipid profilleri yanı sıra AST, ALT, GGT, ALP, LDH, Na, K, Ca, Cl ile tam idrar analizi ve spot idrarda mikroalbumin / kreatinin oranları çalışıldı. Fundoskopik ve kan basıncı muayeneleri yapıldı. Tüm hastalara, diyabetik KON tanısında kullanılan “kardiyovasküler otonom nöropati testleri” uygulandı. BULGULAR: Olguların 51‘inde (% 66.2) KON pozitif ve 26‘sında (%33.8) KON negatif olarak saptanmıştır. Diyabet yaşı ile KON varlığı arasında istatistiksel anlamlılık bulunamamıştır. Nöropati pozitif olguların yaş ortalamaları, nöropati saptanmayan olgulara kıyasla anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Nöropatisi olan ve olmayan olgular arasında, ortalama HbA1c değerleri açısından ve diyabetik retinopati varlığı açısından anlamlı fark görülmemiştir. Sadece oral antidiyabetik ilaç kullanan hastalardaki diyabetik KON sıklığı, sadece insülin kullanan hastalara kıyasla daha fazla tespit edilmiş olmakla beraber, istatistiksel fark saptanamamıştır. SONUÇ: Diyabetik KON, artmış mortalite ve sessiz miyokard iskemisi ile beraber inmeye yol açabilen, ciddi bir komplikasyondur. İyi glisemik kontrolün, KON‘i önlediği, geciktirdiği ve hatta mevcut nöropatiyi gerilettiği bir gerçektir.