Müyesser FAZLIOĞLU
Current Research and Reviews in Psychology and Psychiatry - 2026;6(1):13-29
Amaç: Bu çalışmada, Iraklı Türkmen göçmen kadınların Türkiye'ye göç etme hikâyelerinin, başka bir ülkede çocuk yetiştirme deneyimlerinin, gündelik yaşam pratiklerinin, bu süreçte yaşadıkları zorlukların ve bu zorluklarla nasıl baş ettiklerinin psikolojik dayanıklılık, sağlamlık ve yılmazlık kavramları açısından araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmanın örneklemini Ankara'da yaşayan Iraklı Türkmen iki kız kardeş ve bu kız kardeşlerin annesi oluşturmaktadır. Kız kardeşlerden birinin beş, diğerinin iki çocuğu bulunmakta olup ailedeki tüm kadınlar eşlerini savaşta kaybetmişlerdir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden anlatı araştırması yöntemiyle tasarlanmıştır. Katılımcılarla derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde, göçmen kadınların göç etme hikâyelerini, gündelik yaşam pratiklerini, başka bir ülkede çocuk yetiştirme deneyimlerini belirleyebilmek ve zorlu yaşam koşullarıyla başa çıkma stratejilerini anlayabilmek için aile yılmazlığı ve psikolojik dayanıklılık/sağlamlık kavramlarından yola çıkılarak oluşturulan açık uçlu sorular kullanılmaktadır. Bulgular: Araştırmada yer alan göçmen kadınların deneyimlerinden yola çıkarak elde edilen araştırma bulguları ile, ülkelerinde çıkan savaş sebebiyle zorunlu göç kararını veren kişinin anne olduğu; göç etmeye karar verme sürecinde Türkiye'de yaşayan akrabalarının bu kararı etkilediği; göç sonrasında ekonomik olarak gördükleri desteğin ayakta kalmalarında oldukça önemli bir yere sahip olduğu; göç sonrası kurdukları yeni sosyal ilişkilerin sosyal destek anlamında önemli olduğu fakat daha çok aile içerisindeki ilişkilerin devamının sağlandığı; aile üyelerinden bazılarında zorlu göç yaşantısını yansıtan psikososyal tepkilerin ortaya çıkmış olabileceği; yalnız anne olarak çocuk yetiştirmede daha çok ekonomik temelli ve ataerkil aile yapılarındaki otorite/baba figürü eksikliğinden kaynaklı problemler yaşadıkları ve maneviyat, inanç ve işbirliği temelli psikolojik başa çıkma mekanizmalarını kullandıkları ortaya konmuştur. Sonuç: Göçmen kadın ve çocukların Türkiye'de sayıca fazla olması göz önünde bulundurulduğunda; bu çalışmanın göçmen ailelere yönelik oluşturulabilecek sosyal politikaların geliştirilmesine ve ilgili alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.