GÖĞÜS DUVARI FİBRÖZ DİSPLAZİLİ OLGULARIN TANISI VE UZUN DÖNEM TAKİBİ

ORHAN YÜCEL, BURÇİN ÇELİK, HASAN ÇAYLAK, KUTHAN KAVAKLI, ALPER GÖZÜBÜYÜK, SEDAT GÜRKÖK, MEHMET DAKAK, ERSİN SAPMAZ, SEZAİ ÇUBUK, ONUR GENÇ

Balkan Medical Journal - 2010;27(1):32-36

GATA Göğüs Cerrahisi AD, Ankara

 

Amaç: Fibröz displazi kemiğin benign fibro-osseöz lezyonudur ve genellikle çocukluk ya da adölesan dönemde görülür. Çalışmanın amacı histopatolojik olarak tespit edilen ve göğüs duvarında izlenen fibröz displazi olgularının klinik özelliklerini ve uzun dönem takiplerini literatür bilgileri ışığında değerlendirip tartışmaktır. Hastalar ve Yöntemler: Kliniğimizde 1995-2008 yılları arasında histopatolojik olarak fibröz displazi tanısı konulan 16 hasta (tümü erkek; ort. yaş 26.2; dağılım 20-48) geriye dönük olarak incelendi. Olgular cinsiyet, yaş, semptom, klinik özellikler, radyolojik ve sintigrafik bulgular, tanı ve tedavi amacıyla yapılan cerrahi yöntem, ameliyat sonrası hastanede kalış süresi, nüks, morbitide ve mortalite açısından değerlendirildi. Bulgular: Olguların sadece ikisi asemptomatikti, diğer olgulardan 12‘sinde göğüs ağrısı ve ikisinde hem göğüs ağrısı hem göğüs duvarında şişlik şikayeti mevcuttu. Olguların 13‘ünde monostotik hastalık mevcutken üç olguda poliostotik hastalık saptandı. Olguların tamamına tanı ve tedavi amacıyla tam veya kısmi kosta rezeksiyonu yapıldı ve histopatolojik olarak fibröz displazi tanısı konuldu. Ameliyat sonrası morbidite ve mortalite izlenmedi. Yatış süresi ortalama 5.6 (3-8) gündü. Olguların on ikisine ulaşılabildi ve ortalama takip süresi 39.6 (2-112) ay olarak saptandı. Olguların hiçbirinde nüks veya başka bir patoloji saptanmadı. Sonuç: Fibröz displazide, serimizde olduğu gibi monostotik, poliostotik veya birden fazla kosta tutulumuyla birlikte seyreden ekstratorasik tutulum izlenebilir. Bu tip lezyonlar benign olmasına rağmen özellikle poliostotik hastalıkta uzun dönem takip edilmesi gereklidir.