Eralp ERDOGAN, Zafer GUNES
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2025;58(3):101-106
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, diz osteoartriti (OA) tanısı alan hastalarda sinovyal sıvıdaki ADAMTS5 düzeyleri ile klinik, radyolojik ve fonksiyonel bulgular arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Ocak 2016 - Aralık 2022 tarihleri arasında, diz ağrısı nedeniyle başvuran ve Amerikan Romatoloji Koleji (ACR) kriterlerine göre primer diz OA tanısı konan 18-75 yaş arası 240 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Eklem içi enjeksiyon öyküsü, geçirilmiş diz cerrahisi, inflamatuvar romatizmal hastalıklar, nörolojik hastalıklar ve malignite varlığı dışlama kriterleri arasında yer aldı. Menisküs yırtığı nedeniyle artroskopi yapılan ve radyolojik olarak OA saptanmayan hastalar (Kellgren-Lawrence evre 0) kontrol grubu olarak alındı. Tüm hastalardan sinovyal sıvı örnekleri alındı ve ADAMTS5 düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçüldü. Birincil sonuç ölçütleri arasında radyolojik OA şiddeti (Kellgren-Lawrence derecelendirmesi), fonksiyonel durum (WOMAC skoru) ve sinovyal ADAMTS5 düzeyleri yer almaktadır. Bu parametreler arasındaki ilişkiler, non-parametrik testler kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiş olup, p-değerleri <0.05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. BULGULAR: Sinovyal sıvılardaki ADAMTS5 seviyeleri ile hastalığın evresi, hastaların yaşı ve WOMAC puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edildi (p<0.05). Ancak, sinovyal sıvılardaki ADAMTS5 seviyeleri ile hastaların cinsiyeti ve hastalıklı tarafları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon bulunmamıştır. Daha düşük ADAMTS5 seviyeleri, osteoartritin ileri evrelerinde tespit edilmiş olup, fonksiyonel yetersizlikle ters korelasyon göstermiştir. Bu bulgu, ADAMTS5'in hastalık progresyonunda potansiyel bir biyobelirteç olarak rol oynayabileceğine işaret etmektedir. SONUÇ: Sinovyal ADAMTS5 düzeylerinin yaşlanma ile azalması, diz osteoartritinin patogenezine katkıda bulunabilir. Bu bulgular, ADAMTS5'in OA ilerlemesini değerlendirmede potansiyel bir biyobelirteç olarak kullanımını desteklemektedir. Daha geniş hasta popülasyonlarını içeren ileri araştırmalar, dejeneratif eklem hastalıklarında ADAMTS enzimlerini hedefleyen yeni terapötik stratejilerin geliştirilmesini kolaylaştırabilir.