Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

GRANÜLOMATÖZ DERMATİTLERİN HİSTOMORFOLOJİK İNCELENMESİ: TEK MERKEZ DENEYİMİ

Şeyhmus KAYA, Melike Nur SEYİDOĞLU, Şeyma KARABABA, Hatice Reyhan EĞİLMEZ, Ramazan Oğuz YÜCEER, Mustafa TOSUN

Osmangazi Tıp Dergisi - 2026;48(2):352-361

Sivas Cumhuriyet University, Faculty of Medicine, Department of Pathology, Sivas, Türkiye

 

Granülomatöz dermatit, enfeksiyöz ve non-enfeksiyöz kaynaklı farklı etiyolojilere bağlı olarak deride histiyositlerin birikimiyle gelişen heterojen kronik inflamatuvar hastalıkları temsil eder. Çoğu zaman histopatolojik inceleme spesifik tanı için yeterli değildir. Erken tanı ve uygun tedavi için klinikopatolojik korelasyon gereklidir. Bu sebeple bu çalışmada granülomatöz dermatit olgularında histomorfolojik özellikleri tanımlamak ve klinikopatolojik korelasyonun tanısal doğruluk üzerindeki etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu retrospektif araştırmada, 2021-2024 yılları arasında tek merkezde tanı almış 91 olgunun klinik, laboratuvar ve histopatolojik özellikleri incelenmiştir. Histopatolojik olarak en sık granülom paterni nekrobiyotik tip (%47,3) olup, bunu sarkoidoid (%16,5) ve yabancı cisim tipi (%14,3) granülomlar izlemiştir. Multinükleer dev hücreler arasında en sık Langhans tipi (%36,3) gözlenmiş ve granülomların çoğu retiküler dermiste (%83,5) lokalizedir. Klinik olarak en sık lezyon tipi plak (%52,7) morfolojisindedir. Lezyonlar çoğunlukla baş-boyun ve üst ekstremite bölgelerinde yerleşmiştir. Patolojik ve dermatolojik tanılar arasında güçlü bir korelasyon (r = 0,748; p < 0,001) bulunmuştur ve olguların %60,4'ünde tam uyum izlenmiştir. Patolojik tanı ile lezyon tipi, dev hücre morfolojisi, granülom tipi, epitelyal değişiklik ve vaskülit varlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, histomorfolojik değerlendirmelerin klinik ve laboratuvar verilerle desteklenmesi gerekmektedir. Bu yaklaşımın tanısal güvenilirliği belirgin şekilde artırdığını ortaya koymaktadır.