HAFİF VE ORTA EVRE ALZHEİMER HASTALIĞINDA KORPUS KALLOZUM İNDEKSİNİN TANISAL DEĞERİ VE MİNİ MENTAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ ALT BİLEŞENLERİYLE İLİŞKİSİ

Oruc SAHIN, Emine Hande KILICASLAN SAHIN

Selcuk Medical Journal - 2026;42(3):252-260

Aksaray University, Training and Research Hospital, Neurology Clinic, Aksaray, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, korpus kallozum indeksinin (KKİ) Alzheimer hastalığının (AH) hafif ve orta evreleri arasında ayırt edici bir biyobelirteç olarak kullanılabilirliğini değerlendirmeyi amaçlamıştır.Gereç ve Yöntemler: Hafif ve orta evre AH tanısı alan iki hasta grubu ile bir kontrol grubundan oluşan toplam 168 birey çalışmaya dahil edilmiştir. KKİ değerleri ve Mini-Mental Durum Muayenesi (MMSE) alt bileşen puanları karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizlerde MMSE alt alanları ile KKİ arasındaki korelasyonlar, grup karşılaştırmaları, ROC analizi ile optimal kesim noktaları ve lojistik regresyon modelleri değerlendirilmiştir.Bulgular: Gruplar arasında KKİ değerlerinde anlamlı farklılıklar saptanmıştır (p < 0.001). Demans şiddeti arttıkça KKİ değerleri basamaklı olarak azalmıştır. KKİ ile toplam MMSE puanı arasında pozitif bir korelasyon bulunmuş olup yönelim, dikkat-hesaplama ve dil alt testleri ile ilişkiler gözlenmiştir. Tek değişkenli lojistik regresyon analizinde yaş, KKİ ve eğitim anlamlı bulunmuş; çok değişkenli lojistik regresyon modelinde ise hem KKİ hem de yaş demans şiddetinin bağımsız belirleyicileri olarak kalmıştır (her ikisi için p < 0.001). ROC analizinde KKİ, kontroller ile hafif demans arasında yüksek ayırt edicilik (AUC = 0.922) ve hafif ile orta evre demans arasında kabul edilebilir düzeyde ayırt edicilik (AUC = 0.756) göstermiştir.Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, KKİ'nin AH'nin erken evrelerinin değerlendirilmesinde destekleyici bir yapısal ölçüt olabileceğini göstermektedir. Kontroller ile hafif demansı ayırt etmedeki yüksek duyarlılığı, klinik değerlendirmelere potansiyel katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir. Ancak KKİ'nin prognostik değeri ve klinik uygulanabilirliği hakkında kesin sonuçlara varılabilmesi için daha geniş örneklemli, çok merkezli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.