HAMİLELİKTE AKILLI TELEFON KULLANIMI, UYKU, RUH SAĞLIĞI VE AKTİVİTE BAĞLANTISI

Mehmet ÇOPUROĞLU, Özge BAYKAN ÇOPUROĞLU

Genel Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;8(2):247-262

Kayseri City Hospital, Department of Obstetrics and Gynaecology, Kayseri, Turkey

 

Son yıllarda akıllı telefon bağımlılığı, özellikle hamile kadınlar gibi hassas gruplar arasında yaygınlaşan bir halk sağlığı meselesi haline gelmiştir. Bu çalışmada, gebelik dönemindeki kadınlarda akıllı telefon bağımlılığı ile uyku kalitesi, psikolojik sıkıntılar, fiziksel aktivite düzeyi ve sosyal destek arasındaki ilişkiler detaylı bir model çerçevesinde incelenecektir. Kesitsel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada, 18 -40 yaş aralığında ve doğum öncesi kliniklere başvuran 120 hamile kadından veri toplanmıştır. Çalışmada kullanılan ölçüm araçları arasında Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği -21, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi -Kısa Formu ve Algılanan Sosyal Destek Ölçeği yer almaktadır. Verilerin analizi kapsamında Pearson korelasyon testi, çoklu regresyon ve lojistik regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların %58,3'ü yüksek seviyede akıllı telefon bağımlılığı göstermiştir. Günlük telefon kullanım süresi ve psikolojik sıkıntılar, bağımlılığın en güçlü belirleyicileri olarak bulunmuş ve bağımlılığın toplam varyansının %71'ini açıklamıştır (R² = 0.71, p < 0.001). Uyku kalitesinin düşüklüğü, bağımlılık düzeylerini artıran bir faktör olarak belirlenmiştir (beta = -0.42, p = 0.003). Öte yandan, fiziksel aktivitenin (beta = -0.0018, p < 0.001) ve sosyal desteğin (beta = -0.35, p = 0.013) bağımlılık riskini azalttığı tespit edilmiştir. Lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre, yüksek telefon kullanımı ve psikolojik sıkıntılar bağımlılığı artırırken, fiziksel aktivite ve sosyal destek bu riski azaltan unsurlar arasında yer almıştır. Araştırma sonuçları, hamilelik sürecinde akıllı telefon bağımlılığının azaltılması için psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi ve sosyal destek sistemlerinin iyileştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu bulgular, anne ve bebek sağlığını koruyabilmek adına multidisipliner yaklaşımlar geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.