HAMSTRING KISALIĞININ SERVİKAL FONKSİYON VE AYAK POSTÜRÜ ÜZERİNE ETKİLERİ: KESİTSEL VE GİRİŞİMSEL BİR ÇALIŞMADA MİYOFASYAL YAKLAŞIM

Eda AKBAŞ, Kartal SELİCİ, Emin Ulaş ERDEM

Türk Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Dergisi - 2025;36(3):330-338

Zonguldak Bülent Ecevit University Faculty of Health Sciences, Department of Physiotherapy and Rehabilitaton, Zonguldak, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, hamstring kısalığının servikal eklem hareket açıklığı (CROM), boyun disfonksiyonu ve ayak postürü üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve dört haftalık hamstring germe programının bu parametreler üzerindeki etkisini araştırmaktır. Yöntem: Kontrollü, kesitsel ve girişimsel tasarıma sahip bu çalışmaya, 18-25 yaş aralığında 108 gönüllü (çalışma grubu: n=58, kontrol grubu: n=50) katıldı. Hamstring esnekliği aktif diz ekstansiyon testi, servikal hareket açıklığı CROM cihazı, boyun özürlülüğü boyun özürlülük indeksi (NDI) ve ayak postürü naviküler düşme testi ile değerlendirildi. Çalışma grubuna dört hafta boyunca hamstring germe egzersizleri uygulandı (3 seans/hafta). Bulgular: Başlangıç değerlendirmelerinde, çalışma grubunun kontrol grubuna kıyasla servikal fleksiyon (p=0,004), sağ (p<0,001) ve sol (p<0,001) lateral fleksiyon ile sağ rotasyon (p=0,003) değerlerinin anlamlı derecede düşük olduğu saptandı. Boyun özürlülüğü (p<0.001) ve naviküler düşme miktarı (sağ: p=0.025, sol: p=0,012) çalışma grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Dört haftalık egzersiz programı sonrasında çalışma grubunda tüm servikal hareketlerde anlamlı artış (p<0,05) ve NDI skorlarında anlamlı azalma (p<0,001) gözlendi. Ancak naviküler düşme değerlerinde anlamlı bir değişiklik saptanmadı (p>0,05). Sonuç: Hamstring kısalığının, servikal hareket açıklığı, boyun disfonksiyonu ve ayak postürü üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bu bulgular, miyofasyal zincir bağlantılarını desteklemektedir. Dört haftalık hamstring germe programı servikal mobiliteyi artırmış ve boyun disfonksiyonunu azaltmıştır; dolayısıyla terapötik açıdan etkili bir yöntem olarak değerlendirilebilir. Ancak ayak postüründe değişim oluşturmak için ek müdahalelere ihtiyaç vardır. Gelecekte yapılacak çalışmalar, bu etkilerin uzun dönem sonuçlarını ve altta yatan biyomekanik mekanizmaları araştırmalıdır.