Nurcan Ozcelik KURKCU, Gunnur DEMIRCAN, Emine Tulay OZCELIK, Deniz GOREN, Mutlu ARAT
International Journal of Current Medical and Biological Science - 2026;6(2):48-57
Amaç: Allojenik hematopoietik kök hücre nakli (allo -HKHN), yüksek riskli hematolojik malignitelerde küratif bir tedavi seçeneği olmakla birlikte, HLA (Human Lökosit Antijen) uyumsuzluğuna bağlı komplikasyonlar önemli bir sorun oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, haploidentik HKHN uygulanan hastalarda HLA uyumsuzluk derecesi ile relaps ve sağ kalım sonuçları arasındaki ilişkinin retrospektif olarak değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: 2013 -2021 yılları arasında Grup Florence Nightingale Hastanesi'nde haploidentik HKHN yapılan 95 hasta retrospektif olarak incelendi. Tüm hastalar en az 12 aylık takip süresini tamamlamıştı. Hastalar HLA uyumsuzluk derecesine göre 4/10 -8/10 arasında (antijen veya allel uyumsuzluğuna sahip) sınıflandırıldı. Hasta, donör ve nakil özellikleri ile hastalıksız sağ kalım (DFS), genel sağ kalım (OS), relaps, greft yetmezliği ve graft versus host hastalığı (GVHH) arasındaki ilişkiler Kaplan -Meier yöntemiyle değerlendirildi. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Tanılar arasında AML (%37,9), ALL (%31,6), KLL (%2,1), MDS (%5,3), NHL (%17,9) ve HL ( %5,3) yer aldı. Tam remisyon oranı %74,7 idi. Miyeloablatif hazırlık rejimi %87,4 hastada uygulandı. En sık kullanılan GVHH profilaksisi post -transplant siklofosfamid idi. Akut GVHH %36,8, kronik GVHH %33,7 oranında, relaps ise %21,1 oranında görüldü. HLA uyumsuzluk derecesi ile OS, DFS, relaps ve GVHH arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: HLA uyumsuzluk derecesi; hastalık, hasta, donör ve nakil ilişkili faktörlerle birlikte değerlendirildiğinde, sağ kalım veya nakil sonuçları üzerinde anlamlı bir etki göstermemiştir. Bu bulgular, tam uyumlu donör bulunamayan hastalarda haploidentik HKHN'nin güvenli ve uygulanabilir bir seçenek olduğunu desteklemektedir.