Selçuk AKAN, Yavuz Selim SILAY
Family Practice and Palliative Care - 2026;11(2):130-137
Giriş: Otoimmün tiroid hastalıkları (OTH), başlıca Hashimoto tiroiditi (HT) ve Graves hastalığını (GH) içeren, immün aracılı tiroid disfonksiyonu ile karakterize hastalıklardır. Bununla birlikte, sistemik inflamatuvar yükün farklı tiroid hastalığı fenotipleri arasında değişip değişmediği net olarak ortaya konmamıştır. Bu çalışmanın amacı, HT, GH ve guatr hastalarında sistemik inflamasyon belirteçlerini karşılaştırmak ve bu belirteçlerin tiroid fonksiyon testleri ile otoantikor düzeyleri ile ilişkisini değerlendirmektir. Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya toplam 100 erişkin hasta (HT n=60, GH n=11, guatr n=29) dahil edildi. Serum C-reaktif protein (CRP), eritrosit sedimentasyon hızı (ESH), nötrofil-lenfosit oranı (NLO) ve prokalsitonin düzeyleri gruplar arasında Kruskal-Wallis testi ve Bonferroni düzeltmeli ikili karşılaştırmalar kullanılarak değerlendirildi. Yaş, cinsiyet ve hastalık süresi için düzeltilmiş analizler genel doğrusal modeller ile gerçekleştirildi. İnflamatuvar belirteçler ile tiroid parametreleri arasındaki ilişkiler Spearman korelasyon analizi ile incelendi. Bulgular: CRP (p=0,638), ESH (p=0,135) ve NLO (p=0,466) düzeyleri üç tiroid fenotipi arasında anlamlı farklılık göstermedi. Prokalsitonin düzeyleri gruplar arasında anlamlı farklılık gösterdi (p=0,031) ve Graves hastalarında guatr grubuna kıyasla daha düşük bulundu; bu fark düzeltme sonrası da anlamlılığını korudu (düzeltilmiş p=0,041). Korelasyon analizlerinde inflamatuvar belirteçler ile tiroid otoantikorları arasında genel olarak zayıf ilişkiler saptandı ve yalnızca prokalsitonin ile TRAb arasında zayıf düzeyde anlamlı korelasyon bulundu (r=0,22; p=0,048). Sonuç: Rutin sistemik inflamasyon belirteçleri otoimmün ve otoimmün olmayan tiroid hastalığı fenotiplerini ayırt etmede sınırlı değer göstermektedir. Prokalsitonin düzeylerinde fenotipe özgü farklılık saptanmış olsa da klinik anlamlılığı belirsizdir. Bulgularımız otoimmün tiroid hastalıklarının sistemik inflamasyondan ziyade lokalize immün aktivasyonu yansıttığını desteklemektedir.