Dilsu Dicle ERKAN, Mehmet ALİKAŞİFOĞLU
Gazi Medical Journal - 2026;37(2):230-237
Amaç: Büyük dil modelleri (LLM'ler), tıbbi ve genetik bilgiye erişim amacıyla toplum tarafından giderek daha fazla kullanılmaktadır. Spinal musküler atrofi (SMA) hastalığının anlaması zorlayıcı genetik terimleri ve halk sağlığı açısından önemi göz önüne alındığında, bu çalışmada LLM'ler tarafından üretilen SMA ile ilişkili sıkça sorulan sorulara (SSS) verilen yanıtların kalite, okunabilirlik ve uygulanabilirlik açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: Google'ın "People Also Ask" özelliği kullanılarak 15 adet SMA ile ilişkili Türkçe SSS belirlenmiş ve bu sorular hastalığın tanımı, genetik tarama testleri ve genetik tanı ile tedavi olmak üzere üç başlık altında sınıflandırılmıştır. Her bir soru, ChatGPT, Gemini ve DeepSeek'in ücretsiz sürümleri kullanılarak sırayla sorulmuştur. Yanıtlar; bilgi kalitesi için modifiye DISCERN aracı ve 5 puanlı Likert ölçeği, okunabilirlik için Flesch-Kincaid Okunabilirlik Düzeyi ve Sınıf Seviyesi, anlaşılabilirlik ve uygulanabilirlik için ise Hasta Eğitim Materyalleri Değerlendirme Aracı (PEMAT) kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Tüm LLM'lerde ortanca DISCERN puanı 3,00 olarak saptanmış ve bu değer orta düzeyde bilgi kalitesine işaret etmiş olup modeller arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p = 0,069). Okunabilirlik açısından anlamlı farklılıklar saptanmış ve ChatGPT'nin Gemini ve DeepSeek'e kıyasla daha düşük Flesch-Kincaid Sınıf Seviyesi ile yanıtlar ürettiği görülmüştür (p = 0,001). PEMAT anlaşılabilirlik ve uygulanabilirlik puanları soru kategorilerine göre farklılık göstermiş; özellikle hastalık tanımı ve genetik tarama sorularında anlamlı farklar saptanmıştır (p < 0,05). Sonuç: LLM'ler SMA ile ilişkili bilgileri orta düzeyde kalite ve anlaşılabilirlik ile sunabilmektedir; ancak okunabilirlik, uygulanabilirlik ve konuya özgü performanstaki değişkenlik, bu yanıtların genetik danışmada tek başına kullanımını sınırlamaktadır. LLM'ler tarafından üretilen içerikler tamamlayıcı bir eğitim kaynağı olarak değerlendirilebilir; ancak bireyselleştirilmiş risk değerlendirmesi ve karar verme süreçleri gerektiren durumlarda klinisyen tarafından yürütülen genetik danışmanın yerini almamalıdır.