ZEYNEP ECE DEMİRBAŞ, GÜLİZAR ŞAHİN, KADİR KAYATAŞ, MEHMET TEPE, YASEMİN ÖZGÜR, SEHER TANRIKULU, REFİK DEMİRTUNÇ
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2018;29(4):230-234
GİRİŞ ve AMAÇ: Hastane ilişkili hiponatremi anlamlı mortalite oranı olan ve yatan hastalarda sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu çalışmanın amacı hiponatremi gelişiminden önce yatan hastaların aldıkları tedavileri ve bu tedavilerle hiponatremi şiddeti, hastane yatış süreleri ve mortalite oranları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu çalışma 2012-2013 yılları arasında hastanemizde herhangi bir nedenle yatışı sırasında hiponatremi gelişen 133 hastada retrospektif olarak düzenlenmiştir. Hastaların demografik özellikleri, hiponatremi sonrası sodyum verileri, hiponatremi gelişiminden önce uygulanmış tedaviler, hastane yatış süreleri ve mortalite oranları ve bunların birbirleriyle ilişkileri analiz edilmiştir. BULGULAR: Hipoanatremi gelişimi öncesinde, hiponatremi ile ilişkili olailecek tedaviler arasında en büyük kısmı %46, 6 ile diüretikler oluşturmuştur. Hiponatremiye sebep olabilecek tedavilerden (hipotonik sıvılar, diüretikler, mannitol, diğer ilaçlar ve cerrahi) herhangi biri mevcut tedaviye ilave olarak uygulanırsa, her birinin tek başına hastane yatış süresini 8, 1± 1, 853 gün uzattığı görülmüştür. TARTIŞMA ve SONUÇ: Her ne kadar hipoanatremiye sebep olabilecek bu tedaviler ile hiponatremi şiddeti ya da mortalite arasında anlamlı bir ilişki gözlenmese de, hastane yatış sürelerindeki uzamanın, alınacak tedbirler sonrası hem yatış sırasında gelişebilecek komplikasyonların önlemesi hem de sağlık harcamalarının azaltılabilmesi açısından büyük önem taşıdığı düşünülmektedir. Ayrıca bu araştırmanın ileride yapılabilecek prospektif, vaka kontrollü çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.